Yýllýk izin süresinin ve izne hak kazanmak için gerekli sürenin hesabýnda iþçinin ayný iþverene ait iþyerlerinde çalýþtýðý süreler birleþtirilir. Þu kadar ki, bir iþverenin bu kanun kapsamýna giren iþyerinde çalýþmakta olan iþçilerin ayný iþverenin iþyerlerinde bu kanun kapsamýna girmeksizin geçirmiþ bulunduklarý süreler de hesaba katýlýr.
4857 sayýlý Ýþ Kanunu'nun 53. maddesine göre;
Ýþyerinde iþe baþladýðý günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yýl çalýþmýþ olan iþçilere yýllýk ücretli izin verilecektir. Anayasal bir hak olan yýllýk ücretli izin hakkýndan vazgeçilemez.
Niteliklerinden ötürü bir yýldan az süren mevsimlik veya kampanya iþlerinde çalýþanlara bu kanunun yýllýk ücretli izinlere iliþkin hükümleri uygulanmayacaktýr.
Ýþçilere verilecek yýllýk ücretli izin süresi, hizmet süresi;
a) Bir yýldan beþ yýla kadar (beþ yýl dahil) olanlara on dört günden,
b) Beþ yýldan fazla on beþ yýldan az olanlara yirmi günden,
c) On beþ yýl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altý günden,
az olamayacaktýr. Ancak on sekiz ve daha küçük yaþtaki iþçilerle elli ve daha yukarý yaþtaki iþçilere verilecek yýllýk ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yýllýk izin süreleri iþ sözleþmeleri ve toplu iþ sözleþmeleri ile artýrýlabilir.
Yýllýk ücretli izin süresi 14-20-26 gün "gün" olmakla birlikte, izin günlerinin hesabýnda izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayýlmayacaktýr.(4857/56. md) Bazý iþverenlerin sadece gün sayýlarýný hesaplayarak ücretli yýllýk izni kullandýrdýklarý, yýllýk izne rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerini de izin süresinden saydýklarý görülmektedir. 4857 sayýlý Ýþ Kanunu'nun 56. maddesine göre, yýllýk ücretli izin günlerinin hesabýnda izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayýlmayacaktýr.
Ýþyerlerinde cumartesi günü çalýþýlýp çalýþýlmamasýnýn herhangi bir önemi bulunmamaktadýr. Cumartesi günleri yýllýk izne dahil edilecek ve izinden düþülecektir.
Uygulamada özelikle 5. yýl izninin kaç gün olarak kullandýrýlacaðý konusu tartýþýlmaktadýr. Ýþ Kanunu'nun 53. maddesinin (a) bendinde hizmet süresi "Bir yýldan beþ yýla kadar (beþ yýl dahil)" ibaresi kullanýlýrken, (b) bendinde "Beþ yýldan fazla on beþ yýldan az" ibaresi kullanýlmaktadýr. Doðal olarak 5. yýlýn hangi bende girdiði konusunda anlaþmazlýk olmaktadýr. Kanun metninin açýk ve anlaþýlýr olmamasýndan dolayý iki farklý görüþ ortaya çýkmýþtýr. Bir görüþe göre,
* 53. maddenin metninden 5. yýlýn izninin (a) bendine dahil olduðu, yani 14 iþgünü olduðu, diðer bir görüþe göre ise
* 53. maddenin metninden 5. yýlýn izninin (b) bendine dahil olduðu, yani 20 iþgünü,
olduðu ileri sürülmektedir.
4857 sayýlý Ýþ Kanunu'nun 53/a.maddesinde "... beþ yýla kadar... (beþ yýl dahil)..." ifadesi yer almýþtýr. Bu ifadeden, 5. hizmet yýlýna karþýlýk gelen yýllýk izin ücretinin 14 iþgünü üzerinden ödenmesi gerektiði görüþü daha aðýr basmaktadýr. Ancak, Ýþ Kanunu'nun 54. maddesinin "Ýþçi yukarýdaki fýkralar ve 55'inci madde hükümlerine göre hesaplanacak her hizmet yýlýna karþýlýk, yýllýk iznini gelecek hizmet yýlý içinde kullanýr" hükmüne göre, iþçi, yýllýk ücretli iznini bir sonraki çalýþma yýlý içerisinde kullanýlabilecektir. Yani, 1. yýlýn izni 2. yýlda, 2. yýlýn izni 3. yýlda, 3. yýlýn izni 4. yýlda, 4. yýlýn izni 5. yýlda, 5. yýlýn izni 6. yýlda kullanýlacaktýr. Baþka bir ifadeyle, 5 yýldan fazla bir hizmet süresine karþýlýk, ancak 6. yýlýn izninin kullanýldýðý 7. yýldan itibaren 20 iþgünlük yýllýk ücretli izin kullanýlabilecektir.
Ancak on sekiz ve daha küçük yaþtaki iþçilerle elli ve daha yukarý yaþtaki iþçilere verilecek yýllýk ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yýllýk izin süreleri iþ sözleþmeleri ve toplu iþ sözleþmeleri ile artýrýlabilir.
4857 sayýlý Ýþ Kanunu'nda, 1475 sayýlý kanundan farklý olarak yýllýk ücretli iznini iþyerinin kurulu bulunduðu yerden baþka bir yerde geçirecek olanlara, istemde bulunmalarý ve bu hususu belgelemeleri koþulu ile gidiþ ve dönüþlerinde yolda geçecek süreleri karþýlamak üzere iþveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin verileceði hükme baðlandýðýndan, iþçinin belgeleyemediði durumlarda ücretsiz yol izni talep etmesi mümkün olmayacaktýr.
Ýbrahim Iþýklý, Sosyal Güvenlik ve Ýþ Hukuku Uzmaný
02/07/2008
Kaynak: Dünya Gazetesi
|
|
Vergi kanunlarý ile vergileme iþlemlerinde verginin taraflarý olan devlet ile mükelleflere bazý görev ve sorumluluklar verilmiþ bazý haklar tanýnmýþtýr. Vergilemeye iliþkin mevzuat genel olarak incelendiðinde bir tarafta verginin alacaklýsý durumundaki devletin daha çok vergilendirme yetkisi ve bu yetkileri nasýl kullanacaðý, diðer tarafta ise mükellefin ödev ve yükümlülüklerinin neler olduðu konularýnýn ele alýndýðý görülmektedir. Ülkelerin vergi yasalarýnda, vergileme sürecinde çoðunlukla, mükelleflerin haklarýný savunmalarý amacýyla baþ vurabilecekleri yollar düzenlenmiþ ancak mükellef haklarý büyük ölçüde ihmal edilmiþtir.
1990'lardan itibaren, özellikle geliþmiþ ülkelerde vergi idarelerinin mükellef odaklý yaklaþýmlarýnýn öne çýkmasý, vergileme sürecinin daha etkin, adil ve þeffaf hale getirilmesi çalýþmalarýna paralel olarak birçok ülkede mükellef haklarýnýn belirlenmesi, açýklanmasý, korunmasý ve denetlenmesi gibi hususlar öne çýkmýþtýr. Bu çerçevede bir çok ülkede vergi kanunlarýnda gerekli düzenlemeleri yapmýþlardýr. Ülkemizde de, gelir idaresi uygulamalarýnda mükellef odaklý anlayýþ öne çýkmaktadýr. Vergi yasalarýnda yapýlan ve yapýlacak deðiþikliklerde de mükellef haklar konusu mükellef odaklýlýk yaklaþým ve uygun olarak ele alýnmaktadýr. Bu yazýmýzda vergi kanunlarýmýzda yer verilen ,vergi incelemeleri sürecinde mükellefleflerin yararlanabileceði haklar üzerinde duracaðýz. Bu çerçevede mükellefin ödevlerine de kýsaca deðineceðiz. Mükellef haklarýnýn tümüyle ortaya konmasý birden fazla yazý konusu olabilecek geniþliktedir.
Vergi incelemesi ve mükelleflerin haklarý
Mükelleflerin vergi incelemesine tabi olmasý, beyan esasýna dayanan mükellefiyet uygulamasýnýn doðal bir sonucudur. Vergi incelemesi 5 yýllýk tarh zaman aþýmý süresi sonuna kadar, önceden haber verilmeksizin her zaman yapýlabilir.
Vergi incelemeleri sýrasýnda mükelleflerin vergi kanunlarýmýzda öngörülen haklarýnýn gözetilmesi gerekir. Bu haklarýn gözetilmesi vergi idaresinin mükellefe karþý yükümlülüðüdür. Bunun yaný sýra mükelleflerin de vergi incelemelerinin saðlýklý bir þekilde yapýlabilmesi için Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen ödevlerini yerine getirmesi gerekir.
Vergi incelemesi sürecinde mükelleflerin vergi kanunlarýnda belirtilen baþlýca haklarýný aþaðýdaki gibi sýralayabiliriz.
Vergi incelemesi için gelen görevlilerden kim olduklarýný ve yetkilerini gösteren bir belge veya kimlik göstermelerini istemek;
Vergi inceleme elemanýndan, incelemenin konusunun, hangi vergi bakýmýndan ve hangi hesap dönemlerine iliþkin olarak yapýldýðýnýn belirtilmesini istemek;
Vergi incelemesi esas itibariyle incelemeye tabi olanýn iþyerinde yapýlýr. Ýþyerinin müsait olmamasý, ölüm, iþin terk edilmesi gibi zorunlu sebeplerin varlýðý veya mükellef veya vergi sorumlusu tarafýndan talep edilmesi halinde incelemenin ilgili inceleme elemanýnýn dairesinde yapýlmasýný istemek.
Zor durum nedeniyle defter ve belgelerin istenen sürede ibrazý olanaklý deðilse, ek süre verilmesini istemek (Bu süre 15 günden az olamaz);
Mükellefin iþyerinde yapýlan vergi incelemesinin çalýþma saatleri içinde yapýlmasýný istemek (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alýnmasý bu hükmün dýþýndadýr. Ancak bu tedbirler ilgili yerdeki iþleri sekteye uðratmayacak þekilde alýnýr);
Vergi incelemesinin her safhasýnda inceleme süreci hakkýnda inceleme elemanýndan bilgi almak;
Vergi incelemesine yetkili olanlarca el konulmuþ olan ve onlarýn denetim ve gözetimi altýnda bulunan defter, belge ve diðer vesikalar ile eþyalar üzerinde inceleme yapmak, bunlardan örnekler almak, kayýtlar çýkarmak;
Nezdinde arama yapýlmasý halinde sulh yargýcýnca verilen arama kararýnýn gösterilmesini istemek;
Yapýlan aramalar sonucunda defter ve belgelere el konulmuþ olmasý halinde, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevi ortadan kalkmadýðýndan, beyanname düzenlemek için gerekli bilgileri alabilmek;
Ýhbara dayanan aramalarda, ihbarda belirtilen hususlarýn mevcut olmadýðýnýn ortaya çýkmasý halinde ihbarda bulunaný öðrenmek;
Vergi incelemeleri ile ilgili görüþmelere, defter ve kayýtlarla ilgili olan yetkili serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müþavir ve yeminli mali müþavirlerin kendisiyle birlikte katýlmasýný saðlamak yada kendisini temsilen yetkili bir temsilcisini göndermek (Mükellefi temsilen gelen kiþilerin yasal olarak yetkilendirilmiþ olmalarý ve temsil belgesinin görüþmeler baþlamadan önce inceleme elemanýna verilmesi gerekir);
Ýnceleme sýrasýnda gerekli görülen hallerde tutulan tutanaklara inceleme ile ilgili her türlü itiraz, þerh ve görüþlerinin yazýlmasýný istemek;
Ýnceleme sýrasýnda fiili envanter yapýlmasý (mallarýn sayýmý)inceleme elemanýnca gerekli görülmüþse, mükellefçe yapýlan ve inceleme elemanýnca oylanmýþ giderlerin ödenmesini istemek;
Arama sonucunda el konulan defter ve belgelerin muhafaza altýnda olmasý sebebiyle zamanýnda yapýlamayan kayýtlarý, defterlerin geri verilmesinden sonra 1 aydan az olmamak üzere verilecek uygun bir süre içinde yapabilmek;
Arama sonucunda muhafaza altýna alýnmýþ olan defter ve belgeler geri verilinceye kadar, tüm iþlemleri tasdik ettirilecek yeni defterlere kaydetmek ve defterler geri verilince bu kayýtlarý geri verilen defterlere aktarabilmek;
Ýncelemenin sona ermesinden sonra, kendisine inceleme yapýldýðýna dair bir yazý verilmesini istemek;
Vergi incelemesine tabi olan mükelleflerin yükümlülükleri
Müessesenin durumuna göre, vergi incelemesi yapana uygun bir çalýþma yeri göstermek ve resmi çalýþma saatleri içerisinde müessesede çalýþmasýna (düzenleme iþlemleri resmi çalýþma saatleri sonrasýna sarkan bir tutanaðýn tamamlanmasýna) izin vermek;
Vergi inceleme elemanýna inceleme ile ilgili her türlü açýklamayý yapmak (Bu zorunluluk hen iþ sahibini, hem de iþletmede çalýþanlarý kapsar);
Gerektiðinde, incelemeyi yapanýn iþyerinin her tarafýný gezip görmesine izin vermek, imkan saðlamak;
Ýncelemeye yetkili olanlar tarafýndan incelemenin, iþletmeye dahil iktisadi kýymetlerin fiili envanterinin yapýlmasýna teþmil edilmesinin gerek görülmesi halinde; araç, gereç ve personeliyle bu iþlemlerin yapýlmasý için gerekli yardým ve kolaylýðý göstermek;
Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarýn isteyecekleri bilgileri vermek (Mükellefler, Vergi Usul Kanunu'nun 151'inci maddesinde belirtilenler hariç olmak üzere, özel kanunlarda yazýlý mahremiyet hükümlerini ileri sürerek, bilgi vermekten imtina edemezler);
Yoklama veya arama sonucunda defter ve belgeler vergi inceleme elemanýnca alýkonulup muhafaza altýna alýnmýþ olsa dahi, süresi gelen vergi beyannamelerinin verilmesi ödevini yerine getirmek (Mükellef beyannamesini tanzim için gerekli bilgileri defter ve vesikalardan inceleme yapanýn huzurunda çýkarabilir).
Akif Akarca, Yeminli Mali Müþavir
19/06/2008
Kaynak: Dünya Gazetesi
|
|
Örtülü sermaye sayýlan borçlanmalar üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz ve kur farklarýnýn KDV'ye tabi olup olmadýðý, KDV'ye tabi tutulacak ise borç alan kurum tarafýndan KDV'nin indirim veya iade/mahsup yoluyla alýnýp alýnamayacaðý konusunda Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Baþkanlýðý'ndan talep edilmiþtir.
Konuya iliþkin olarak 09.06.2008 tarihinde verilen yazýlý görüþ aþaðýdaki gibidir:
KDV Kanunu'nun ilgili hükümleri
3065 sayýlý Katma Deðer Vergisi Kanunu'nun 1/1. maddesine göre; Türkiye'de ticari, sýnai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapýlan teslim ve hizmetler katma deðer vergisine tabidir. Yine anýlan kanunun 24. maddesinin "c" fýkrasýnda vade farký, fiyat farký, faiz, prim gibi çeþitli gelirler ile servis ve benzer adlar altýnda saðlanan her türlü menfaat, hizmet ve deðerler katma deðer vergisi matrahýna dahil unsurlar olarak hüküm altýna alýnmýþtýr.
Katma Deðer Vergisi Kanunu'nun 35. maddesinde; "Mallarýn iade edilmesi, iþlemin gerçekleþmemesi, iþlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerle matrahta deðiþiklik vuku bulduðu hallerde, vergiye tabi iþlemleri yapmýþ olan mükellef bunlar için borçlandýðý vergiyi; bu iþlemlere muhatap olan mükellef ise indirme hakký bulunan vergiyi deðiþikliðin mahiyetine uygun þekilde ve deðiþikliðin vuku bulduðu dönem içinde düzeltir. Þu kadar ki, iade olunan mallarýn fiilen iþletmeye girmiþ olmasý ve bu giriþin defter kayýtlarý ile beyannamede gösterilmesi þarttýr" hükmü yer almaktadýr.
Kurumlar Vergisi Kanunu'nda örtülü sermaye sayýlmanýn þartlarý
Kanun koyucu bir örtülü sermaye sayýlmasý için þu þekilde kriterler öngörmüþtür.
* Doðrudan veya dolaylý olarak ortak veya ortakla iliþkili kiþiden temin edilmesi,
* Ýþletmede kullanýlmasý,
* Bu þekilde kullanýlan borcun hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katýný aþmasý
Baþlangýçta örtülü sermaye olduðu bilinmiyorsa?
Görüldüðü üzere bazý iþlemlerin örtülü sermaye sayýlýp sayýlmayacaðý zamana baðlý bir durumdur. Yani bir iþlemin örtülü sermaye sayýlýp sayýlmayacaðý iþlemin yapýldýðý tarihte kesin olarak tespit edilebildiði gibi tespiti mümkün olmayabilir. Tespiti mümkün olmayan durumlarda yapýlan iþlemlerin genel vergileme prensipleri doðrultusunda yapýlacaðý ve üzerinden hesaplanan faizler için KDV hesaplanacaðý açýktýr.
Sermayenin geliri kardýr
Kazanç hesaplamasýna yönelik genel prensip Gelir Vergisi Kanunu'nun 41/3. maddesinde yer almakta olup, müteþebbisin sermaye üzerinden yürüttüðü faizleri gider olarak dikkate alamayacaðýna dayanmaktadýr. Bu durumun Kurumlar Vergisi Kanunu'ndaki izdüþümü ise örtülü sermaye kavramýna tekabül etmektedir ve iþletmeye konulan sermaye üzerinden yürütülen faizlerin gider yazýlamayacaðý temel prensibine sýký sýkýya baðlý kalýnmýþtýr. Gerçekte de bir giriþimcinin koymuþ olduðu sermayeden elde edebileceði yegane kazanç kardýr. Kar ise konulan sermaye ile yapýlan faaliyet sonucu oluþan artý deðerdir.
Düzeltme gereði
Ancak 5520 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12. maddesine göre, borçlanma niteliðindeki iþlemler örtülü sermaye sayýldýðýnda, vergilendirme iþlemleri, örtülü sermayeye iliþkin kur farklarýný da kapsayacak þekilde taraf olan mükellefler nezdinde düzeltilir. Bu düzeltmenin yapýlmasý için örtülü sermaye kullanan kurum adýna tarh edilen vergilerin kesinleþmiþ ve ödenmiþ olmasý þarttýr. Bu iþlemlerin örtülü sermaye sayýlmasý ise iþlemlerle ilgili vergilendirmenin farklý kurallarla yapýlacaðý anlamýna gelmektedir.
Dolayýsýyla daha önceden borç alacak iliþkisi nedeniyle ödenen faizler bu durum hasýl olduktan sonra sermaye üzerinden ödenen faizler anlamýna gelecektir ki bu da kar payý niteliðine dönüþmüþ bir ödeme demektir.
Kar payý KDV'ye tabi deðildir
5520 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesi ve 3065 sayýlý Katma Deðer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesi birlikte deðerlendirildiðinde, örtülü sermaye üzerinden kur farký hariç, faiz ve benzeri ödemeler veya hesaplanan tutarlar, gerek borç alan gerekse borç veren nezdinde, örtülü sermaye þartlarýný gerçekleþtiði hesap döneminin son günü itibariyle daðýtýlmýþ kar payý veya dar mükellefler için ana merkeze aktarýlan tutar sayýlmaktadýr. Yani mevcut yasal düzenlemelere göre, örtülü sermaye üzerinden hesaplanan tutarlar dönem sonu itibariyle iþtirak kazancý veya kar payý olarak kabul edilmektedir. Yukarýda da yer verilmiþ olan 3065 sayýlý Katma Deðer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde katma deðer vergisinin konusunu teþkil eden iþlemlere yer verilmiþ olup, iþtirak kazançlarý veya kar paylarý Katma Deðer Vergisi'nin konusuna girmemektedir.
Daha önce KDV ödenmiþse iadesi/düzeltilmesi gerekir
Katma Deðer Vergisi Kanunun 1. maddesine göre kar paylarý katma deðer vergisinin konusuna girmemektedir. Buna göre örtülü sermaye sayýlan ödemeler için hesaplanan faizler katma deðer vergisine tabi olmayýp, yapýlan iþlemin örtülü sermaye olduðu daha sonradan anlaþýldýðý durumlarda ise daha önceden yapýlmýþ olan katma deðer vergisi hesaplamalarýnýn Katma Deðer Vergisi Kanunu'nun 35. maddesine göre ilgili olduklarý dönemler itibariyle düzeltilmesi gerekmektedir.
Zeki Gündüz, Yeminli Mali Müþavir
11/06/2008
Kaynak: Dünya Gazetesi
|
|
Vergi incelemesine seçilme nedenleri;
. Tamamen tesadüfen,
. Bir konu genel olarak taranýrken,
. Sektör incelemesi sýrasýnda,
. Bir baþka þirket incelenirken, ona mal veya hizmet satmýþ veya almýþsanýz,
. Ýhbar varsa (genellikle de eski çalýþanlardan gelir),
. Ýkili anlaþmalar çerçevesinde alýnan bilgiler,
. Kara para incelemeleri,
. Tek vergi numarasý uygulamasý çerçevesinde toplanan bilgilerden hareketle yapýlan kontroller (banka faiz gelirleri incelemeleri, gayrimenkul satýþ incelemeleri, borsa satýþ incelemeleri),
. Beyanname, ekleri ve bilanço/gelir tablosu dip not tutarsýzlýklarý,
. Mali Ýdare'ce fiþlenmiþ olma (sahte belge kara listesine girme),
. Kasa hesabýnýn þiþkinliði,
. Yüksek ortaklar cari hesabý,
. Þiþkin bir "kanunen kabul edilmeyen gider" rakamý,
. Düzeltme beyanlarý,
. Ýade talepleri,
. Sürekli ve yüksek miktarlý devreden KDV,
. Sürekli zarar beyan ediliyor olmasý,
. Büyük mükellef olma (sürekli inceleme geliyor),
. Karlýlýk oranýnýn sektörel ortalamaya göre sapma göstermesi (elektronik beyan sonrasý vergi idaresi daha fazla veriyi elektronik ortamda alýp iþleyebilir, karþýlaþtýrabilir hale getirilebilir),
. Beyannamenin diðer indirim satýrýnda gösterilen rakamlarla ilgili yeterli açýklama yapýlmamýþ olmasý.
Vergi incelemeleri: "Hasbelkader keyfe keder"
Vergi incelemeleri þirket hayatýnda çok önemlidir. Bu nedenle de önemi ölçüsünde dikkatle izlenmeli ve gerekli adýmlar atýlmalýdýr.
Uygulamada bazen oldukça ilginç yaklaþýmlarla karþýlayabiliyoruz. Ýnceleme baþlýyor, bitiyor, tutanak alýnýyor, rapor teblið ediliyor, dava açma süresinin bitimine az kala müþavir aranmaya baþlanýyor.
Tabii bu, en abartýlmýþ hal, fakat þu veya bu eksikle bu tür durumlarla sýk karþýlaþýyoruz.
Bu konuda yapýlmasý gerekenlerle ilgili olarak hazýrladýðýmýz liste, ekler bölümünde tablo olarak iki bölüm halinde yer almaktadýr.
Ýlk bölümde inceleme aþamasýndaki sürecin yönetimi, ikinci bölümde de inceleme sonrasý süreç yönetimi ele alýnmýþtýr.
Ýnceleme elemanlarý ile iliþkilerde sorunlar yaþandýðý gözlenmektedir. Bazen sorunlar sadece tavýr ve yaklaþýmla ilgili olabilmekte, baþlangýçta gösterilecek özenle gereksiz gerginlikler engellenebilmektedir.
Örneðin;
. Ýnceleme iþyerinde yapýlacaksa inceleme elemanýna dýþarýya bakan penceresi de olan, makul büyüklükte ve makul ölçülerde tefriþ edilmiþ bir oda tahsis edilmelidir,
. Güvenlik ve bina giriþ görevlilerine önceden haber verilmeli, inceleme elemanýnýn kimliðinin alýnmamasý konusunda uyarýlmalýdýr,
. Ýnceleme elemanýna þayet iþyerinde yemek çýkýyorsa iþyerinde hangi usulle yemek saðlandýðý konusunda bilgi verilmeli ve tercihi sorulmalýdýr,
. Ýþyerinde yemek verilmiyorsa yemek konusunda nasýl bir yöntem tercih ettiði kendisine sorulmalýdýr,
. Ýnceleme yerine gidiþ-geliþ için araba talebinde bulunulmuþsa, temiz ve makul bir otomobil yeterli olacaktýr,
. Ýnceleme elemanlarýyla gereksiz sohbetlere giriþilmemeli, kendilerinden bir davet gelmedikçe rahatsýz edilmemelidirler,
. Ýnceleme sýrasýnda olabildiðince doðrudan konuyla ilgili, muhasebe müdürü seviyesinden aþaðý olmamak üzere irtibat üst seviyeden ve tek elden sürdürülmelidir.
Bazen bu ufak tefek nüanslar bile sürecin saðlýklý sürdürülebilmesi için önemli olabilmektedir.
" Karþýlýk ayrýlacak mý?
" Karþýlýk tutarý ne olacak?
" Karþýlýk hangi aþamada kapatýlabilecek?
" Þirketin denetçisi haberdar edildi mi?
" Þirketin yönetici ve ortaklarýndan haberdar edilmesi gereken herkes haberdar edildi mi?
" Uzlaþýlacak tutarý belirlerken gecikme faizi tutarýný da hesaba kattýnýz mý?
" Uzlaþma kararý alýrken henüz zamanaþýmýna uðramamýþ dönemlere etkisini de deðerlendirdiniz mi?
" Yargýdaki davalarda Anayasa Mahkemesi'nin vergi ziyaýný iptal eden kararýndan hareketle 2004 sonuna kadar olan dönemlerle ilgili davalarda Anayasa'ya aykýrýlýk iddiasýnda bulunuldu mu?
" Örtülü Kazanç Daðýtýmý iddiasý ile yapýlan tarhiyatla ilgili olarak iliþkili þirket vergi anlaþmalý bir ülke mukimi ise anlaþmalarýn ilgili maddesinin iþletilmesi talebinde bulundunuz mu?
" Uzlaþmaya giderken vekaletname hazýr mý?
" Ýmza sirküleri hazýr mý?
" Tutanaðý imzaya gidenlerin bu konuda yetkisi var mý?
" Yanýnýza þirketin kaþesini aldýnýz mý?
Vergi incelemesi süreci nasýl yönetilir
Vergi incelemesi süreç yönetimi?
Ýnceleme öncesinde alýnacak tedbirler alýndý mý?
Sorunlar
Sorunlarýn analizi
Olasý tehditler biliniyor mu?
Savunma dayanaklarý ve belgelenmesi?
Ýnceleme baþladýðýnda
Alarm düðmesine basýldý mý?
Süreç sorumlularý kim?
Ýnceleme elemanýnýn sorduðu sorular?
Ýnceleme elemanýnýn istediði belgeler?
Ýnceleme elemanýnýn istediði çalýþmalar?
Defter ve belgeler tutanakla mý teslim edildi?
Ýncelemenin yapýlacaðý yer konusunda karar verildi mi?
Ýnceleme elemanlarý ile yapýlan teknik müzakereler nasýl yürütülüyor?
Þirket yönetimi ile süreci yürütenler bir araya gelip deðerlendirme yapýyorlar mý?
Ýnceleme elemaný ile olan iliþkilerde gerekli özen gösteriliyor mu?
Tutanak alýnýrken nelere dikkat edilmeli?
. Kayýtlara uygun mu?
. Açýklamalarýmýz tam ve istediðimiz þekilde yer alýyor mu?
. Bize göre olmamasý gereken ifadeler var mý?
. Tarhiyat öncesi uzlaþma istemeli miyiz?
Ýnceleme sonrasý süreç nasýl yönetilir?
Ýnceleme sonrasý süreç yönetimi
- Raporla ilgili analiz yapýldý mý?
- Konuyla ilgili yardým alýnacak uzmanlarýn tespiti yapýldý mý?
- Farklý uzman görüþleri alýndý mý?
- Uyuþmazlýðýn çözümünde izlenecek yola karar verildi mi?
Uzlaþma
. Tarhiyat öncesi mi?
. Tarhiyat sonrasý mý?
. Hazýrlýk
Uzlaþýlabilecek rakam tespit edildi mi?
Uzlaþmada kullanýlabilecek savunma noktalarý belirlendi mi?
Yazýlý bir ön metin hazýrlandý mý?
Rakamlar biliniyor mu?
Kimler katýlacak?
Yargý
. Literatür taramasý yapýldý mý?
. Mukteza ve yargý kararlarý tarandý mý?
. Duruþma düþünülüyor mu?
. Duruþmada kim yer alacak?
Yargý sonrasý
. Ýdare kararý anladý mý?
. Ýdarenin yaptýðý iþlemler doðru mu?
- Süreç izleniyor mu?
- Taraflar zaman zaman bir araya gelip durum deðerlendirmesi yapýyor mu?
- Gidiþata göre neler yapýlýyor?
- Ýhtiyati tahakkuk/ihtiyati haciz uygulandý mý?
- Yurtdýþý çýkýþ yasaðý uygulandý mý?
- Teminat istendi mi?
- Yürütmeyi durdurma kararý gerekiyor mu?
Zeki Gündüz, Yeminli Mali Müþavir
18/06/2008
Kaynak: Dünya Gazetesi
|
|
5754 sayýlý kanuna göre, limited þirket ortaklarý, 4/a kapsamýnda sigortalý bildirilemeyecekler. Fakat, kanun yürürlüðe girmeden önce sigortalý (SSK) olup, yeni kurulacak bir limited þirkette kurucu ortak olacak kiþi sonradan yaþlýlýk aylýðý için müracaatýnda hangi kanuna göre (SSK ve Bað-Kur) emekli olacak. Þu anda limited þirketi ortaðý olup, ayný zamanda kendi þirketinde, SSK'lý olarak çalýþan ortaðýn durumu ne olacak?
5510 sayýlý yasa öncesinde, Türkiye'de, sigortalýlarýn hangi sosyal güvenlik kuruluþunun kapsamýnda bulunacaðý statülerine göre belirlenmiþti. Baðýmsýz çalýþanlar, esnaf ve sanatkarlar Bað-Kur; Devlet Memurlarý Kanunu'na tabi olanlar TC Emekli Sandýðý ve bir iþ sözleþmesine dayanarak sigortalý olarak çalýþanlar ise SSK tarafýndan sosyal güvenceye kavuþturulmaktaydý.
Her üç kurumun 5502 sayýlý kanunla "tek çatý" adý verilen SGK bünyesinde birleþtirilmesinden sonra, uygulama yasasý olarak hazýrlanan 5510 sayýlý yasa kapsamýnda sigortalý olanlar 4/a (eski SSK'lýlar), 4/b (eski Bað-Kur'lular) ve 4/c (eski Emekli Sandýðý iþtirakçileri) olarak sýnýflandýrýlmýþtýr.
Okurumuzun kýsmen belirttiði gibi, 5754 sayýlý kanunla sosyal güvenlik reformu olarak adlandýrýlan 5510 sayýlý kanunun sigortalýlýk hallerinin birleþmesi baþlýklý 53. maddesinde bazý deðiþiklikler yapýlmýþtýr. Buna göre; sigortalýnýn, 4/(a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalýlýk hallerinden birden fazlasýna ayný anda tabi olmasýný gerektirecek þekilde çalýþmasý halinde; öncelikle 4/(c) bendi kapsamýnda, 4/(c) bendi kapsamýnda çalýþmasý yoksa ilk önce baþlayan sigortalýlýk iliþkisi esas alýnarak sigortalý sayýlacak.
Yine, ayný madde uyarýnca 4/(b) bendi kapsamýnda sayýlanlar, kendilerine ait veya ortak olduklarý iþyerlerinden dolayý, 4/(a) bendi kapsamýnda sigortalý olarak bildirilemeyecekler.
Yapýlan bu düzenleme ile, zaten mevcut uygulamaya paralel bir düzenleme getirilmektedir. Zira, halen yürürlükte olan uygulamada da, þirket ortaklarý kendi þirketlerinden sigortalý olamamaktadýr. Uygulamada sýkça görüldüðü üzere, limited þirket ortaklarý kendi ortak olduklarý þirketlerinden kendilerini de 4/a sigortalýsý olarak prim ödemektedirler. Bu bildirim geçerli kabul edilmeyecektir. Anonim þirket yönetim kurulu ve murahhas azalarýndan öteden beri SSK sigortalýsý olup esas görevlerine ilaveten üçüncü bir kiþinin yapabileceði görevlerden birini de yapan ve karþýlýðýnda ücret alanlarla, sigortalý olarak çalýþtýðý limited þirkete sonradan ortak olanlar 4/(a) bendi (SSK'lý) kapsamýnda sigortalý olabileceklerdir.
Zira, önce baþlayan sigortalýlýk hali devam ettirilmektedir.
Sigortalýnýn, bu madde hükmüne göre sigortalý sayýlmasý gereken sigortalýlýk halinden baþka bir sigortalýlýk hali için prim ödemiþ olmasý durumunda, ödenen primler birinci fýkraya göre esas alýnan sigortalýlýk hali için ödenmiþ ve esas alýnan sigortalýlýk halinde geçmiþ kabul edilecek.
Bu kanunun yürürlüðe girdiði tarihten itibaren ilk defa sigortalý sayýlanlardan 4/(a), 4/(b) ve 4/(c) bentlerinden birden fazlasýna t‰bi olarak çalýþmýþ olanlarýn yaþlýlýk aylýðý baðlanma taleplerinde, en fazla sigortalýlýðýn geçtiði sigortalýlýk hali, hizmet sürelerinin eþit olmasý ile malullük ve ölüm halleri ile yaþ haddinden resen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve baðlý olduklarý sigortalýlýk halinin kanunla deðiþtirilmesi durumunda ise son sigortalýlýk hali esas alýnacak.
Kanunun yürürlüðe girdiði tarihten önce sigortalý veya iþtirakçi olup, 5510 sayýlý kanunun yürürlüðe girdiði tarihten sonra aylýk talebinde bulunanlardan, farklý sosyal güvenlik kurumlarýna ya da bu kanunda belirtilen sigortalýlýk hallerinden birden fazlasýna tabi olanlara aylýk baðlanmasýnda birleþtirilmiþ hizmet süreleri toplamý üzerinden, son 7 yýllýk fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eþit olmasý halinde ise eþit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduðu kurumca, kendi mevzuatýna göre aylýk baðlanacak ve ödenecek. Diðer bir deyiþle yasa yürürlüðe girdikten sonra da eski sigortalýlar için mevcut uygulama devam ettirilecek.
Resul Kurt, Ýþ Hukuku ve Sosyal Güvenlik Uzmaný
16/05/2008
Kaynak: Dünya Gazetesi
|
|
|