1:) Sevk Ýrsaliyesi:
a:) Genel esaslar:
Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinin 5. bendinde 3239 sayýlý Kanunla yapýlan deðiþiklikle, satýlan veya satýn alýnan mallar için sevk irsaliyesi düzenlenmesi HER HAL VE TAKDÝRDE zorunlu hale getirilmiþtir. Bu suretle ekonomideki malýn miktar itibariyle hareketinin izlenmesi amaçlanmaktadýr. Faturanýn malýn tesliminden sonra düzenlenmesi veya esasen ayný mükellefin birden fazla iþyerleri arasýnda olduðu gibi fatura düzenlemeden sevk edileceði hallerde de, malýn belgesiz dolaþýmý önlenmektedir.
* Satýlan her mal için fatura ile birlikte sevk irsaliyesi düzenlenmesi de zorunludur. Satýlan mal satýcý tarafýndan (alýcýnýn adresine veya göstereceði yere kadar) sevk edilebilir. Veya satýþ, satýcýnýn iþyerinde teslim þartý ile yapýlýr, alýcý tarafýndan sevk edilir. Sevk irsaliyesini birinci halde satýcý, ikinci halde alýcý düzenleyecektir.
* Maliye Bakanlýðý’nýn mükerrer 257. madde de kendisine verilen yetkisini kullanarak 211 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliði ile getirdiði irsaliyeli fatura kullanýlmasý halinde, fatura ayný zamanda sevk irsaliyesi yerine de geçtiðinden ayrýca sevk irsaliyesi düzenlenmeye gerek yoktur.
* Bunun dýþýnda, malýn bir mükellefin birden çok iþyeri ile þubeler arasýnda taþýndýðý veya satýlmak üzere bir komisyoncuya veya diðer bir aracýya gönderildiði hallerde mutlaka sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmektedir.
b:) Genel Tebliðlerle yapýlmýþ olan özel düzenlemeler:
Yukarýdaki genel esaslarýn dýþýnda Maliye Bakanlýðý’nýn sevk irsaliyesi konusunda 173, 222, 246, 253 ve 345 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðleri ile yaptýðý düzenlemeler bulunmaktadýr. Bunlarýn ayrýntýsý anýlan tebliðlerde mevcuttur. Ancak ana hatlarý ile deðinmek gerekirse aþaðýdaki belirlemeler yapýlabilir.
ba:) Alýcýlarýn kimler olacaðý ve ne miktarda mal alacaklarý belli olmayan ve alýcýlara iþyerlerinde teslim edilmek üzere satýcý tarafýndan kendi nakil vasýtasý ile mal gönderilmesi:
173 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðinde, özellikle meþrubat ve gýda sanayiinde uygulandýðý anlaþýlan alýcýlarýn ve mal miktarýnýn belirsiz olduðu ve alýcýlarýn iþyerinde teslim edilmek üzere yapýlan satýþ þeklinde, nakil vasýtasýna yüklenen tüm mallar için bir tek irsaliye düzenlenmesi kabul edilmektedir. Bu durumda:
* Ýrsaliyenin, müþterinin adý ve adresi bölümüne, “muhtelif müþteriler” ibaresi, nakil vasýtasýnýn plaka numarasý ve sürücünün veya araçta bulunan satýþa yetkili kimsenin adý yazýlacaktýr.
* Alýcýlarýn talep ettiði miktarda teslim edilen malýn faturasý anýnda, (teslim anýnda) düzenlenecektir. Bu hallerde sonraki yedi günde fatura düzenleme imkaný yoktur.
* Teslim edilen mal için anýnda düzenlenecek faturaya nakil vasýtasýndaki tüm mallar için düzenlenmiþ olan tek irsaliyenin numarasý kaydedilecektir. Ayrýca teslimin alýcýnýn iþyerinde yapýldýðý þerhi düþülecektir.
bb:) Ýþyeri veya deposu bulunmadan pazar takibi veya köy - köy kendi taþýtýyla satýþ yapanlar:
173 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðinde, iþyeri veya deposu bulunmadan pazar takibi veya köy - köy kendi namýna, taþýtýyla mal satýþý yapanlarda da, yukarýdaki þartlarla, genel bir irsaliyenin yeterli olacaðý belirtilmiþtir. Deposu veya iþyeri olanlarýn kendi namýna taþýtýyla pazar takibi veya köy - köy satýþ yapmasý hali esasen yukarýdaki ayýrýmda belirtilen þekil kapsamýna girdiðinden bunlarýn da ayný esastan yararlandýrýlmalarý gereklidir.
bc:) Ýþyerinde kullanýlmak ve tüketilmek amacýyla alýnan belli tutarýn altýndaki genel gider niteliðindeki girdilerde durum:
Bu tür mallar, esas itibariyle satýcýnýn iþyerinde teslim þartýyla alýnýr. Ýþyerine alýcý tarafýndan getirilir (sevkedilir). 173 Seri No’lu Genel Tebliðde bu hallerde de, deðeri belli tutarý aþmamak þartýyla, alýcýnýn irsaliye düzenlemesine gerek olmadýðý açýklamasý yapýlmýþtýr. Aþýlmamasý gereken tutar, Vergi Usul Kanunu’nun 232. maddesinin son fýkrasýnda yer alan tutardýr. Halen bu tutar 2007 yýlý için 560,00 YTL.’dir.
173 Seri No’lu Tebliðe göre, aranmakta olan bir diðer þart, faturanýn taþýtta bulundurulmasý (malýn fatura ile birlikte taþýnmasý) ve faturada “sevk irsaliyesi düzenlenmemiþtir” þerhinin yer almasýdýr. 173 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðinin yayýmlandýðý 1986 yýlýnda, iþletmede kullanýlýp tüketilecek nitelikte de olsa, bu tür alýþlar için fatura düzenlenmesi zorunlu bulunmaktadýr. Bundan sonra 1990 yýlýnda yayýmlanmýþ olan 204 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðinden baþlayarak, belirtilen satýþlarda perakende satýþ fiþinin (ödeme kaydedici cihaz fiþinin) yeterli olacaðý kabul edilmiþtir. Buna göre, “sevk irsaliyesi düzenlenmemiþtir” þerhini taþýyan fatura bulunmasý da söz konusu olmaktan çýkmýþtýr. Bununla beraber, 1993 yýlýnda yayýmlanmýþ bulunan 222 Seri No’lu Tebliðde izah konusu mallarýn perakende satýþ fiþi ile kaydedilmesi þartlarýndan biri ile ilgili belli tutarda artýþ olmasý dolayýsý ile yapýlan açýklamada 173 Seri No’lu Tebliðde öngörülen “faturada þerhin bulunmasý” þartý da tekrarlanmýþtýr. Buna göre, perakende satýþ fiþine göre gider kaydý mümkün olmasýna raðmen, sevk irsaliyesi aranmamasý için fatura düzenlenmesi veya gider pusulasý esas alýnacaksa, sevk irsaliyesinin de aranacaðý anlaþýlmaktadýr.
bd:) Üçüncü þahýslara talimat verilerek mal sevkettirilmesi:
Toptancý durumundaki tacir, perakendeci müþterisine teslim edilmek üzere, imalatçýya talimat vermiþ, mal doðrudan imalatçýdan perakendeciye gitmiþse, sevk irsaliyesi taþýma veya taþýttýrma kendisi tarafýndan yapýlmak þartýyla imalatçý tarafýndan düzenlenecek, bir nüshasý kendinde kalacak, diðeri perakendeciye gönderilecek, irsaliyenin müþteriler bölümüne “toptancý A adýna, perakendeci C’ye teslim edilmek üzere” þerhi konacak, ayrýca bir fotokopi toptancýya gönderilecek, daha sonra imalatçý ve toptancý tarafýndan düzenlenen faturalara ise, bu irsaliyenin numarasý konacaktýr.
be:) Malýn fason imalat veya bitim iþi yaptýrýlmak üzere sevki:
Malýn fason imalat veya bitim iþi yaptýrýlmak üzere baþkasýna sevki ve imalat veya iþin bitmesinden sonra geri getirilmesinde de sevk irsaliyesi düzenlenecektir. Bu hallerde;
Mallarýn götürülmesinde düzenlenecek sevk irsaliyelerinin müþteriler bölümüne iþlemi yapacak kimsenin adý ve soyadý, varsa ticaret ünvaný, vergi dairesi ve hesap numarasý ile, yapýlacak iþin türü (Mesela: “Boyatýlmak, tamir ettirilmek, parça deðiþtirmek üzere” þeklinde bir ibare) yazýlacak, iþlem gördükten sonra malýn tekrar taþýnmasýnda düzenlenecek sevk irsaliyelerinin müþteriler bölümüne ise, iþlem türü ile iþlemi yapana iliþkin bilgiler yazýlacaktýr.
Ancak söz konusu mallarýn iþlemi yapacak mükellefler tarafýndan taþýnmasý veya taþýttýrýlmasý halinde sevk irsaliyesinin, yukarýda belirtilen esaslara göre bu kimseler tarafýndan düzenleneceði tabiidir.
bf:) Numune üzerine veya tecrübe ve muayene þartýyla satýþ:
Bu hallerde de, henüz satýþ gerçekleþmeden önce, malýn sevki sýrasýnda, sevk irsaliyesi duruma göre müstakbel alýcý veya satýcý tarafýndan düzenlenecektir.
Fatura, kabule baðlý olan ve BUNUN ÝÇÝN YAZILI SÖZLEÞME BULUNAN bu hallerde, kabul tarihinden itibaren on gün içinde kesilebilecektir.
bg:) Gerçek usule tabi mükelleflerle vergiden muaf esnaf arasýndaki mal hareketi:
173 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðine göre:
* Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerden, vergiden muaf esnafa mal satýþý yapýldýðý ve sevkiyat alýcý tarafýndan yapýldýðý hallerde, sevk irsaliyesi aranmayacaktýr. Ancak, faturanýn satýþ anýnda düzenlenmesi ve faturaya sevkin alýcý tarafýndan yapýldýðý þerhinin verilmesi þartý aranmaktadýr.
* Vergiden muaf esnaftan, gerçek usulde vergilendirilenlerin mal almasý halinde, irsaliye; taþýma, alýcý tarafýndan yapýldýðýnda, düzenlenecektir. Tebliðde açýkça ifade edilmemiþ olmakla beraber, bu hallerde taþýma veya taþýttýrmayý satýcýnýn yapmasý halinde sevk irsaliyesinin aranmayacaðý anlaþýlmaktadýr. Bu ise özellikle, zirai sektörden ticari ve sýnai sektöre mal intikalinde, sevk irsaliyesi ile getirilmek istenen kontrol açýsýndan çok önemli bir zaaf teþkil etmektedir.
bh:) Diðer hususlar:
173 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðinde sevk irsaliyesi ile ilgili olarak yer alan diðer açýklamalar þöyledir:
* Kamu kurum ve kuruluþlarýnca satýlan mal sevkiyatýnda düzenlenen sevk belgelerinde, irsaliyede yer almasý gereken bilgilere yer verilmek þartýyla ayrýca sevk irsaliyesi aranmayacaktýr. Bu hususta, 253 Seri No’lu Tebliðde’de ilave açýklama yapýlmýþtýr.
* Maden Kanunu’na göre maden sevkine iliþkin olarak düzenlenen belgeler, uluslararasý taþýmacýlýkla kullanýlan hamüle senedi ve konþimento gibi belgeler, Gümrük Ýdaresinde malýn mühürlenmesinden sonra verilen resmi belgeler sevk irsaliyesi yerine geçecektir. Hamüle senedi ve konþimentoda, taþýma irsaliyesinde bulunmasý gereken belgeler bulunmak kaydýyla, taþýma irsaliyesi düzenlenmemesi de mümkündür. Açýklamalar 253 Seri No’lu Tebliðde de tekrarlanmýþtýr.
* Ýþyerinde boþ sevk irsaliyesi bulundurma mecburiyeti yoktur. Düzenlenen irsaliyeler mutlaka taþýtta bulundurulacaktýr.
* Sevk irsaliyesi en az bir asýl ve örnek olarak düzenlenecek, birden fazla örnek düzenlendiðinde, herbirine kaçýncý örnek olduðu yazýlacaktýr.
* En az iki örnek olacak sevk irsaliyesinin biri alýcýda diðeri satýcýda kalacaktýr. Beþ yýllýk muhafaza ve ibraz süresi sevk irsaliyesi için de geçerlidir.
* 246 Seri No’lu Genel Tebliðde, sevk irsaliyesi uygulamasýnda kanuna aykýrý fiilin ve gerektirdiði cezanýn muhatabýnýn tesbiti ile ilgili açýklamalar yer almakta olup, ayrýntýlarý þöyledir:
“Maliye Bakanlýðý’na yapýlan baþvurulardan, bazý mükelleflerin, baþka illerde bulunan satýcýlardan sipariþ ettikleri mallarý, telefon, faks gibi haberleþme araçlarý yoluyla baðlantý kurduklarý taþýmacýlara taþýttýrdýklarý, bu gibi durumlarda alýcý tarafýndan düzenlenecek sevk irsaliyesinin araçta bulundurulmasý açýsýndan fiili imkansýzlýkla karþý karþýya bulunmalarý nedeniyle cezaya muhatap olduklarý görülmüþtür.
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin Maliye Bakanlýðý’na verdiði yetkiye dayanýlarak sevk irsaliyesi ile ilgili olarak aþaðýdaki düzenlemeler yapýlmýþtýr.
- Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinin 5. bendi uyarýnca, malýn alýcýya teslim edilmek üzere satýcý tarafýndan taþýndýðý veya taþýttýrýldýðý hallerde sevk irsaliyesinin satýcý tarafýndan düzenlemesi zorunludur.
Malýn alýcý tarafýndan veya taþýttýrýldýðý hallerde ise sevk irsaliyesi düzenleme zorunluluðu alýcýya aittir. Ancak, alýcý ve satýcýnýn bu konuda mutabýk kalmalarý halinde, sevk irsaliyesi satýcý tarafýndan da düzenlenebilecektir. Buna göre, satýcýnýn sevk irsaliyesi düzenlenmesi halinde alýcý tarafýndan ayrýca sevk irsaliyesi düzenlenmesi gerekmeyecektir.
- Taþýmanýn alýcý tarafýndan yaptýrýldýðý hallerde, denetimler sýrasýnda sevk irsaliyesine iliþkin olarak özel usulsüzlük cezasý kesilmesini gerektiren fiillerin tesbiti halinde, ceza uygulamasý aþaðýdaki þekilde yürütülecektir.
Yukarýda belirtilen hallerde sevk irsaliyesi düzenleme mecburiyeti alýcýya ait bulunduðundan, sevk irsaliyesinin düzenlenmediðinin tespiti halinde, ceza alýcý adýna kesilecektir.
Ancak taþýma alýcý tarafýndan yaptýrýlmakla birlikte varýlan mutabakat gereði sevk irsaliyesinin satýcý tarafýndan düzenlenmesi durumunda, sevk irsaliyesinde tarih, müþterinin adý veya ticaret ünvaný, adresi, vergi dairesi, vergi numarasý, malýn cinsi ve miktarýna iliþkin bilgilerden herhangi birinin yer almadýðýnýn veya yanlýþ yazýldýðýnýn tesbit edilmesi halinde, bu belgeye iliþkin ceza belgeyi düzenleyen satýcý adýna kesilecektir.
Þu kadar ki, denetim sýrasýnda fiilen araçta bulunan mallarýn cins ve miktarlarý ile sevk irsaliyesinde yer alan mallarýn cins ve miktarlarý arasýnda tutarsýzlýk tesbit edildiði takdirde ise öncelikle tutarsýzlýðýn sebebi araþtýrýlacaktýr.
Bu araþtýrma sonucuna göre;
* Düzenlenen sevk irsaliyesine, sevk edilen mallarýn cins ve miktarlarýna iliþkin bilgiler, satýcý tarafýndan eksik veya yanlýþ yazýlmýþ ise ceza, belgeyi düzenleyen satýcý adýna kesilecektir.
* Satýcý tarafýndan sevk irsaliyesi doðru olarak düzenlendiði halde araca sonradan alýcý, taþýyýcý veya diðer þahýslar tarafýndan baþka mallar yüklenmiþ olmasýndan dolayý tutarsýzlýðýn ortaya çýktýðý durumlarda ise araca sonradan yüklenen mallarý taþýtan adýna ceza kesilecektir.
* Denetimler sýrasýnda mallarýn sevk irsaliyesinde belirtilen farklý bir güzergahta seyrettiði tespit edilir ise ceza mallarý taþýtan adýna kesilecektir. “
bý:) Gazete ve dergi daðýtýmýnda sevk irsaliyesi:
143 Seri No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliðinde, gazete ve dergi daðýtým ve naklinin özellikleri göz önünde tutularak, ana sevkiyat þebekesine baðlý tali sevkiyatlarda, ana sevk merkezince hazýrlanmýþ sevk irsaliyesinin esas itibariyle yeterli sayýlacaðý kabul edilmiþtir. Bu esas 173 Seri No’lu Tebliðle yapýlan düzenlemeye de uygundur.
c:) Sevk irsaliyesinde yer alacak bilgiler:
Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesine göre, sevk irsaliyeleri fiyat ve bedel hariç, faturalarda bulunmasý gereken bilgileri içerecek, malýn nereye ve kime gönderildiði de ayrýca belirtilecektir. Buna göre, irsaliye seri ve sýra numaralarý ile teselsül edecek, düzenleme tarihi, irsaliyeyi düzenleyen mükellefin adý soyadý varsa ticaret ünvaný, iþ adresi ve hesap numarasý, malýn veya iþin nevi ve miktarý, satýlan malýn teslim tarihinin gösterilmesi gerekmektedir. Düzenlemede Vergi Usul Kanunu’nun fatura nizamý ile ilgili 231. madde hükmüne de uyulmasý gereklidir.
Ýrsaliye düzenlemesinin satýþa baðlý bulunmadýðý hallerde, malýn nereye ve kime gönderildiði ayrýca belirtilecektir.
253 Seri Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliði ile Sevk Ýrsaliyelerinde “sevk tarihi” nin de belirtilmesi zorunluluðu getirilmiþtir.
Sevk irsaliyelerinde düzenleme tarihinin yer almasý yukarýda belirtildiði gibi Vergi Usul Kanunu’nun 230. madde hükmü gereðidir. Bunun dýþýnda 22.01.1997 tarihinde yayýmlanan 253 Seri No’lu Tebliðle, sevk tarihinin de irsaliyede yer almasý zorunluluðu getirilmiþtir. Bu husustaki Teblið açýklamasý þöyledir:
“... Bu Genel Teblið ile 213 sayýlý Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. ve 257. maddelerinin Bakanlýðýmýza verdiði yetkiye dayanýlarak, sevk irsaliyelerinde tanzim tarihi yanýnda ayrýca bir sevk tarihinin de yer almasý uygun görülmüþtür.
Buna göre, tanzim tarihi ile fiili sevk tarihi sevk irsaliyeleri üzerinde ayrý ayrý yer alacaktýr. Tanzim tarihi ile sevk tarihinin ayný gün olmasý halinde de bu tarihler ayrý ayrý kaydedilecek, herhangi birine yer verilmeksizin düzenlenen sevk irsaliyeleri hiç düzenlenmemiþ sayýlarak özel usulsüzlük cezasý kesilecektir.
Yukarýdaki uygulamanýn varlýðý halinde kesileceði belirtilen Özel Usulsüzlük Cezasý 345 Seri No’lu Teblið’de yapýlan açýklama ile ikinci derecede usulsüzlük cezasýna çevrilmiþtir.
Sevk irsaliyesinin merkezde bilgisayarla düzenlenmesi ve düzenlenme tarihinden sonra emteanýn sevk edilecek olmasý halinde, fiili sevk tarihi bu belge üzerine elle yazýlabilecektir. Ayrýca, bu Genel Tebliðin yayýmý tarihinden önce bastýrýlan veya tasdik ettirilen sevk irsaliyelerinin mevcutlarý tükenene kadar fiili sevk tarihinin elle yazýlmak suretiyle kullanýlmasý mümkün bulunmaktadýr.”
2-) Ýrsaliyeli Fatura:
Maliye Bakanlýðý’na yapýlan baþvurular gözönüne alýnarak, mükelleflerin faaliyetlerini aksatmadan yürütmelerini saðlamak ve uygulamayý kolaylaþtýrmak amacýyla, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin verdiði yetkiye dayanýlarak 211 No’lu Teblið ile; fatura ve sevk irsaliyesinin ayrý belgeler olarak deðil, isteyen mükellefler açýsýndan “irsaliyeli fatura” adý altýnda tek belge olarak düzenlenmesi ve kullanýlmasý esasý getirilmiþtir.
Sattýklarý mallar dolaysýyla Vergi Usul Kanunu’nun 231. maddesinin 5. bendinin mükelleflere tanýdýðý, malýn tesliminden itibaren faturanýn yedi gün içinde düzenlenmesi imkanýndan vazgeçerek, bu yükümlülüðü derhal yerine getirmek isteyen mükellefler, fatura ve sevk irsaliyesini ayrý ayrý düzenlemeksizin diledikleri takdirde aþaðýda sýralanan esaslara uygun olarak “irsaliyeli fatura” düzenleyebileceklerdir.
* “Ýrsaliyeli fatura” uygulamasýný seçen mükelleflerin mal satýn alan mükelleflerin, bu mallarý taþýmalarý veya taþýttýrmalarý esnasýnda “irsaliyeli fatura” bulunmasý halinde bunlarýn “sevk irsaliyesi” düzenleme yükümlülükleri yoktur.”
* “Ýrsaliyeli Fatura”, mükellefler tarafýndan anlaþmalý matbaalarda fatura ölçülerinde bastýrýlacaktýr. “Ýrsaliyeli fatura”larýn anlaþmalý matbaalarda bastýrýlmasý ve kullanýlmasýnda “Vergi Usul Kanunu Uyarýnca Vergi Mükellefleri Tarafýndan Kullanýlan Belgelerin Basým ve Daðýtýmý Hakkýnda Yönetmelik” ve “164 Sýra Numaralý Vergi Usul Kanunu Genel Tebliði” hükümlerine uyulacaktýr. Bununla birlikte, “irsaliyeli fatura”nýn altýnda, “Bu belgenin sevk edilen malla birlikte bulunmasý halinde ayrýca sevk irsaliyesi aranmaz.” ifadesine yer verilecektir.
* Malý satan mükellefler “irsaliyeli fatura”yý en az üç örnek olarak düzenleyeceklerdir. En az üç nüsha düzenlenmeyen “irsaliyeli fatura”lar hiç düzenlenmemiþ sayýlacaktýr.
“Ýrsaliyeli fatura”nýn iki nüshasý mutlaka malý taþýyan araçta bulundurulacak, yoklama ve denetimlerde “irsaliyeli fatura”nýn iki nüshasý da ibraz edilecektir. Denetim elemanlarý, kendilerine ibraz edilen “irsaliyeli fatura”nýn bir nüshasýna adýný, soyadýný ve ünvanýný yazdýktan sonra tarih belirterek mühürleyip imzalayacak ve ilgiliye iade edecekler; diðer nüshasýný da Maliye ve Gümrük Bakanlýðý Gelirler Genel Müdürlüðü Vergi Ýstihbarat Þubesine gönderilmek üzere Defterdarlýklara tevdi edeceklerdir.
“Ýrsaliyeli fatura”da; faturayý düzenleyenin adý, ticari ünvaný, iþ adresi, baðlý olduðu vergi dairesi ve hesap numarasý, malýn nev’i, miktarý, fiyatý ve tutarý ile nereye ve kime gönderildiði; müþterinin adý, ticari ünvaný, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarasý, faturanýn seri ve müteselsil sýra numarasý, düzenleme tarihi ve saati ile anlaþmalý matbaa ile ilgili bilgilere yer verilecektir. Bu bilgilerin eksik olmasý halinde “irsaliyeli fatura” hiç düzenlenmemiþ sayýlacaktýr.
Ýþlerinin gereði “irsaliyeli fatura” uygulamasýndan yararlanmak isteyen mükelleflerin, anlaþmalý matbaalara ”irsaliyeli fatura”yý bastýrmalarý gerekmektedir.
* Mükellefler, faaliyetleriyle ilgili olarak irsaliyeli fatura kullanmalarýnýn yanýsýra, fatura ve sevk irsaliyesini ayrý ayrý da kullanabileceklerdir. (232 Seri No’lu Teblið hükümleri)
Satýlan malýn alýcýya teslim edilmek üzere satýcý tarafýndan taþýndýðý veya taþýttýrýldýðý hallerde, satýcý tarafýndan irsaliyeli fatura düzenlenebileceði gibi ayrý ayrý fatura ve sevk irsaliyesi de düzenlenebilecektir. Ýrsaliyeli fatura düzenlenmesi halinde ayrýca sevk irsaliyesi aranmayacaktýr.
Teslim edilen malýn alýcý tarafýndan taþýnmasý veya taþýttýrýlmasý halinde ise, sevk irsaliyesi alýcý tarafýndan tanzim edilecektir.
Ayný müessesenin birden çok iþyerlerinin veya þubelerinin bulunmasý ve bunlar arasýnda mal sevkiyatýnýn yapýlmasý halinde, bu taþýma iþlemleri için yalnýzca sevk irsaliyesi düzenlenmesi yeterli olacaktýr.
Saygýlarýmýzla
YANIT
YEMÝNLÝ MALÝ MÜÞAVÝRLÝK
VE DENETÝM ANONÝM ÞÝRKETÝ
VERGÝ BÖLÜMÜ
|
|
Bilindiði üzere, 5422 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8. maddesine, 5228 sayýlý Kanunun 30. maddesi ile eklenen (8) numaralý bent ile Eðitim, Öðretim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin iþletilmesinden elde edilen kazançlara iliþkin istisna düzenlenmiþtir.
Daha sonra 25.11.2004 tarih ve 25651 sayýlý Resmi Gazete’de “254 Seri No’lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliði” yayýmlanarak, bu istisnanýn uygulanmasýna yönelik usul ve esaslar hakkýnda açýklamalar yapýlmýþtýr.
Ayrýca, 2006 yýlý içerisinde Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yeniden düzenlenmesi neticesi 21.06.2006 tarih ve 26205 sayýlý Resmi Gazete’de yeni Kurumlar Vergisi Kanunu (5520 Sayýlý Kanun) yayýmlanmýþtýr.
Eðitim, Öðretim ve Rehabilitasyon Merkezi kazançlarýna iliþkin istisna yeni kanunun “Ýstisnalar” baþlýklý 5. maddesinde düzenlenmiþ ve bu maddenin (ý) bendinde yer alarak 01.01.2006 tarihinden itibaren yürürlüðe girmiþtir.
Nitelik olarak eski kanunda yer alan düzenleme aynen yeni kanuna da taþýnarak uygulamada herhangi bir deðiþiklik yapýlmamýþtýr.
Ýstisnanýn uygulanmasýna iliþkin yeni düzenlemeler 03.04.2007 tarih ve 26482 sayýlý Resmi Gazete’de yayýmlanan 5520 sayýlý kanuna iliþkin “1 Seri No’lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliði” ile açýklanmýþtýr.
2.) Yasal Düzenlemeler....:
5520 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/ý maddesi aþaðýdaki gibidir.
ý.) Okul öncesi eðitim, ilköðretim, özel eðitim ve orta öðretim özel okullarý ile Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanýnan vakýflara veya kamu yararýna çalýþan derneklere baðlý rehabilitasyon merkezlerinin iþletilmesinden, ilgili Bakanlýðýn görüþü alýnmak suretiyle Maliye Bakanlýðý’nýn belirleyeceði usuller çerçevesinde beþ hesap dönemi itibarýyla elde edilen kazançlar (Ýstisna, belirtilen okullarýn ve rehabilitasyon merkezlerinin faaliyete geçtiði hesap döneminden itibaren baþlar.)
3.) Tanýmlar ve Kapsam....:
Eðitim ve öðretim iþletmelerine tanýnan kazanç istisnasý, genel olarak gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri tarafýndan 625 sayýlý Kanun kapsamýnda iþletilen okul öncesi eðitim, ilköðretim, özel öðretim ve orta öðretim özel okullarýndan elde edilen kazançlar ile kurumlar vergisi mükellefleri için Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanýnan vakýflar veya kamu yararýna çalýþan derneklere baðlý rehabilitasyon merkezlerinin iþletilmesinden elde edilen kazançlarý kapsamaktadýr.
3.1:) Tanýmlar.....:
Bahsekonu istisna ilgili olarak kullanýlan tanýmlara aþaðýda yer verilmiþtir.
* Okul Öncesi Eðitim Kurumu, 1739 sayýlý Milli Eðitim Temel Kanunu’nun 19, 20 ve 21. maddelerine göre kurulan ve mecburi ilköðretim çaðýna gelmemiþ çocuklarýn eðitimini saðlayan okullarý,
* Ýlköðretim Okulu, 1739 sayýlý Kanun’un 22-25. maddelerinde belirtilen ve 6-14 yaþlarýndaki çocuklarýn eðitim ve öðretimini saðlayan okullarý,
* Orta Öðretim Okullarý, 1739 sayýlý Kanun’un 26-30. maddelerinde belirtilen ilköðretime dayalý, en az üç yýllýk öðrenim veren genel, mesleki ve teknik öðretim okullarýný,
* Özel Eðitim Okullarý, engelliler için açýlan okul öncesi, ilköðretim ve ortaöðretim okullarýný,
* Rehabilitasyon Merkezleri ise; 24.05.1983 tarih ve “2828 sayýlý Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu” ve ilgili mevzuat çerçevesinde kurularak faaliyet gösteren ve bedensel, zihinsel ve ruhsal özürleri nedeniyle normal yaþamýn gereklerine uymama durumunda olan kiþilerin, fonksiyon kayýplarýný gidermek ve toplum içinde kendi kendilerine yeterli olmasýný saðlayan beceriler kazandýrmak veya bu becerileri kazanamayanlara devamlý bakmak üzere kurulan sosyal hizmet kuruluþlarýný,
ifade etmektedir.
3.2:) Kapsam.....:
Bu istisna, okullarýn eðitim-öðretim, merkezlerin ise rehabilitasyon faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanacaktýr. Dolayýsýyla, eðitim tesisleri ile rehabilitasyon merkezlerinde yer alan kantin, büfe, kafeterya, kitap satýþ yeri gibi tesislerin gerek bizzat iþletilmesinden gerekse kiraya verilmesinden elde edilen kazançlara istisna uygulanmasý söz konusu deðildir. Ancak, yemek ve konaklama hizmetlerinin de okul bünyesinde verildiði ve yemek ve yatma bedelinin okul ücretine dahil olduðu durumlarda, herhangi bir ayrýma tabi tutulmaksýzýn elde edilen kazanca istisna uygulanacaktýr. Yemek hizmetinin dýþarýdan satýn alýnmasý istisnanýn uygulanmasýna engel teþkil etmez.
Yukarýda belirtilenlerin dýþýnda kalan; öðrencileri istedikleri derslere yetiþtirmek, bilgi düzeylerini yükseltmek amacýyla faaliyet gösteren dershaneler ile kiþilerin sosyal, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliþtirmek veya serbest zamanlarýný deðerlendirmek üzere faaliyet gösteren özel öðretim kurumlarý (üniversiteye veya Anadolu liselerine hazýrlýk, bilgisayar, sürücü, dans, bale, mankenlik ve spor kurslarý gibi) ile öðrenci etüt eðitim merkezlerinin iþletilmesinden elde edilen kazançlar hakkýnda istisna uygulanmayacaktýr.
Ayný þekilde rehabilitasyon merkezi dýþýndaki saðlýk tesislerinin iþletilmesinden elde edilen kazançlara da istisna uygulanmasý söz konusu deðildir.
Bununla beraber, 625 sayýlý Kanun’un 3/2. maddesine göre, özel kreþler, anaokullarý ve meslek teknik okullarý ile kalkýnmada öncelikli yörelerde açýlacak özel okullar öðretime baþladýklarý tarihten itibaren beþ yýl süreyle gelir vergisi ve kurumlar vergisinden muaf tutulurlar. Diðer bölgelerde açýlacak özel okullar ise bu muafiyetten bir yýl süreyle yararlanýrlar. Ayrýca eðitimle ilgili olarak bu Kanun’a göre yapýlacak yatýrýmlar, kalkýnma planý ve programlarýndaki, uygun görülen teþvik araçlarýndan yararlandýrýlýr.
Ayrýca, 01.01.2004 tarihinden önce faaliyete geçmiþ bulunan okullarýn iþletilmesinden elde edilen kazançlar istisna uygulamasý dýþýnda bulunmaktadýr.
4.) Ýstisnadan Yararlanma Koþullarý....:
4.1:) Eðitim Öðretim Kazançlarýna Ýliþkin Ýstisna.....:
Özel eðitim ve öðretim kurumlarýnýn istisnadan yararlanabilmeleri için 01.01.2006 tarihinden itibaren faaliyete geçmiþ olmalarý gereklidir. 01.01.2004 - 31.12.2005 tarihleri arasýnda faaliyete geçmiþ bulunan okullarýn iþletilmesinden elde edilen kazançlara iliþkin istisna uygulamasý ise mülga 5422 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre deðerlendirilecektir.
01.01.2004 tarihinden önce faaliyete geçmiþ olan özel okullar ile kalkýnmada öncelikli yörelerde açýlan özel okullarla ilgili olarak, 625 sayýlý Kanun’un 5228 sayýlý Kanun’la deðiþtirilmeden önceki hükmü uygulanacaktýr. Dolayýsýyla, 01.01.2004 tarihinden önce faaliyete geçmiþ olan özel kreþler, anaokullarý ve meslek teknik okullarý ile kalkýnmada öncelikli yörelerde açýlmýþ olan özel okullar, öðretime baþladýklarý tarihten itibaren beþ yýl, diðer bölgelerde açýlmýþ olan özel okullar ise bir yýl süre ile gelir ve kurumlar vergisinden muaf tutulacaklarýndan, bu iþletmeler hakkýnda Gelir Vergisi Kanunu’nun 20. ve 5520 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin (ý) bendi hükmü uygulanmayacaktýr.
Ýstisnadan yararlanmak isteyen mükellefler faaliyete geçmelerini müteakiben istisna uygulanmasýna iliþkin izin almak için Maliye Bakanlýðý-Gelir Ýdaresi Baþkanlýðý’na yazýlý olarak baþvuracaklardýr. Ýstisna uygulamasý ile ilgili olarak Milli Eðitim Bakanlýðý’nýn da görüþü alýnmak suretiyle, mükelleflere gerekli izin verilecektir.
4.2:) Rehabilitasyon Merkezlerine Ýliþkin Ýstisna.....:
Rehabilitasyon merkezlerinin kazançlarýna istisna uygulanabilmesi için bu merkezlerin Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanýnan vakýflar ile kamu yararýna çalýþan derneklere baðlý olmasý gerekmektedir.
Ayrýca, söz konusu vakýf ve derneklerin senedinde veya tüzüðünde, vakýf veya derneðin amaçlarý arasýnda genel insan saðlýðýna iliþkin kurumlar kurulmasý ve iþletilmesiyle ilgili hükümlerin de bulunmasý gerekmektedir.
Bakanlar Kurulu’nca vergi muafiyeti tanýnan vakýflar ile kamu yararýna çalýþan derneklerden rehabilitasyon merkezi iþletmeye baþlayacak olanlar, istisnadan yararlanmak için Maliye Bakanlýðý’na baþvuracaklardýr. Maliye Bakanlýðý’nca ilgili bakanlýðýn görüþü alýnarak dernek veya vakfa duyurulmak üzere ilgili vergi dairesi baþkanlýðýna bilgi verilecektir.
5.) Ýstisnanýn Uygulama Süresi.....:
01.01.2006 tarihinden itibaren faaliyete geçen okul ve rehabilitasyon merkezlerinin kazançlarý, faaliyete geçilen dönemden itibaren 5 vergilendirme döneminde gelir ve kurumlar vergisinden istisna olacaktýr. Kurum açma izin belgesinin daha önceki bir tarihi taþýmasý, istisna uygulamasýnýn süresini deðiþtirmeyecektir. Örneðin; kurum açma izin belgesini 2006 yýlýnda alan bir iþletmenin 2007/Eylül döneminde faaliyete geçmesi halinde, bu okulun iþletilmesinden elde edilen kazançlara 2007-2011 vergilendirme dönemlerinde istisna uygulanacak olup, izin belgesinin 2006 yýlýnda alýnmýþ olmasýnýn istisna uygulamasýnda bir önemi bulunmamaktadýr.
6.) Ýstisnanýn Uygulanmasý....:
Mükellefler dönem içinde genel esaslara göre tespit ettikleri eðitim, öðretim ve rehabilitasyon merkezlerinin iþletilmesinden elde edilen kazanç tutarlarýný beyanname üzerinde “Zarar Olsa Dahi Ýndirilecek Ýstisnalar” bölümünde göstereceklerdir.
Ýstisnaya tabi faaliyetin zararla sonuçlanmasý halinde ise, zarar tutarý, 5520 sayýlý Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin son fýkrasý hükmü gereði “Kanunen Kabul Edilmeyen Gider” olarak gösterilecektir.
Mükelleflerin istisna kapsamýndaki faaliyetlerini, iþletmenin varsa diðer faaliyetlerine iliþkin harcamalarýndan ayýrarak, istisnanýn doðru hesaplanmasýna imkan verecek þekilde muhasebeleþtirmeleri gerekmektedir.
7.) Özellik Arzeden Hususlar....:
7.1:) Yeni Okul veya Merkez Açýlmasý.....:
Eðitim öðretim iþletmeleri ile rehabilitasyon merkezleri kazanç istisnasýndan yararlanan mükelleflerin, iþletilen okul ve merkezlere ilave olarak yeni okul veya merkez açmalarý durumunda, yeni açýlan okul veya merkezden elde edilen kazanç, istisna uygulamasý açýsýndan ayrý bir birim olarak deðerlendirilecektir. Diðer bir ifadeyle, istisna uygulamasý okul veya merkez bazýnda yapýlacaktýr.
Diðer taraftan, 625 sayýlý Kanun ile ilgili mevzuat çerçevesinde yeni bir okul açýlýþý olarak tanýmlanmayan, mevcut okul kapasitesinin geniþletilmesi veya baþka bir binaya taþýnýlmasý hallerinde ise istisna uygulamasý söz konusu olmayacaktýr.
7.2:) Okulun Satýlmasý veya Devri.....:
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/ý maddesinde tanýnan istisna, iþbu yazýmýzýn “3.1:) Tanýmlar” bölümünde kaydedilen iþletmelere tanýnmýþtýr.
Dolayýsýyla, bu istisnadan yararlanan mükelleflerin iþletmelerini baþka bir kurum ve/veya kuruluþa devretmeleri halinde devralan kiþi ve/veya kuruluþ, istisnadan 5 vergilendirme dönemi deðil, devreden kurumun faydalanmadýðý 5 yýldan bakiye kalan dönem kadar yararlanabilecektir.
Devreden kurumun ise, istisnadan okulu devrettiði tarihe kadar yararlanacaðý tabiidir.
7.3:) Ýstisna Kazancýnýn Daðýtýlmasý.....:
Gelir Vergisi Kanununun 94/6-b alt bendinde, 4842 sayýlý Kanunla yapýlan deðiþiklikle kar paylarý üzerinden vergi tevkifatýnýn yapýlmasý karýn daðýtýlmasýna baðlanmýþ olduðundan, istisna uygulanmasý nedeniyle kurumlar vergisi matrahýna dahil edilmeyen kazancýn daðýtýlmasý durumunda, daðýtýlan kazançlar üzerinden yeni düzenleme ile birlikte %15 oranýnda tevkifat yapýlacaktýr.
7.4:) Eðitim ve Öðretim Hizmetlerinde K.D.V. Uygulamasý....:
Özel eðitim kurumlarý tarafýndan verilen eðitim ve öðretim hizmetleri katma deðer vergisine tabidir.
29.12.2004 tarih ve 25685 sayýlý Resmi Gazete’de yayýmlanan 2004/8301 sayýlý B.K.K. ile eðitim ve öðretim hizmetlerinde uygulanacak K.D.V. oraný 01.01.2005 tarihinden geçerli olmak üzere % 18’den % 8’e indirilmiþtir.
Özel okullar tarafýndan öðrencilerine eðitim ve öðretim hizmetinin yanýnda yemek ve servis hizmetleri de verilmesi halinde, bu hizmetler de verilen eðitim ve öðretim hizmetlerinin cüzü olarak nitelendirilecek ve % 8 K.D.V.’ye tabi olacaktýr.
Ancak;
Yemek ve servis hizmetlerinin, dýþardan saðlanarak öðrencilere verilmesi durumunda, üçüncü kiþiler tarafýndan özel okullara verilen yemek ve servis hizmetleri % 18 K.D.V.’ye tabi olacaktýr.
Saygýlarýmýzla
YANIT
YEMÝNLÝ MALÝ MÜÞAVÝRLÝK
VE DENETÝM ANONÝM ÞÝRKETÝ
HAKAN TOSUN
|
|
1.) Giriþ.....:
Ticari hayatta ihracatçýlar, ihraç edecekleri ürünleri imalatçýsýndan K.D.V. ödemeden almak istemektedirler. Bunun nedeni; ihracatçýlarýn ihracat yaparken yurtdýþýndaki müþteriden K.D.V. tahsil edememesinden dolayý ihraç edeceði malý alýrken de imalatçýya K.D.V. ödemek istememesidir. Böylece, K.D.V. tutarý kadar ki finansman yükünden kurtulmuþ olacaktýr. Ayrýca, K.D.V.’yi imalatçýya ödeyip, ihracattan sonra ilgili K.D.V.’nin devletten “K.D.V. Ýadesi” olarak geri alýnmasýyla ilgili bürokratik prosedürden de kurtulmuþ olunacaktýr.
Maliye Ýdaresi yukarýda bahsekonu uygulamayla ilgili yasal prosedürü 3065 Sayýlý K.D.V. Kanunu’nun “Ýhracat Ýstisnasý” baþlýklý 11. maddesinde düzenlemiþtir.
K.D.V. Kanunu’nun 11. maddesinin (c) fýkrasýnda;
“Ýhraç edilmek þartýyla imalatçýlar tarafýndan kendilerine teslim edilen mallara ait katma deðer vergisi, ihracatçýlar tarafýndan ödenmez. Mükelleflerce tahsil edilmeyen ancak ilgili dönem beyannamesinde beyan edilecek olan bu vergi, vergi dairesince tarh ve tahakkuk ettirilerek tecil olunur...
Söz konusu mallarýn, ihracatçýya teslim tarihini takip eden ay baþýndan itibaren 3 (üç) ay içinde ihraç edilmesi halinde, tecil edilen vergi terkin olunur.”
hükmü mevcuttur.
Ýhracatýn mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle 3 (üç) ay içinde gerçekleþtirilememesi halinde, en geç üç aylýk sürenin dolduðu tarihten onbeþ gün içinde baþvuran ihracatçýlara, Maliye Bakanlýðý’nca veya Bakanlýðýn uygun görmesi halinde vergi dairelerince üç aya kadar ek süre verilebilir.
Ýhracatýn (3) ay içinde mücbir sebep gösterilmeksizin þartlara uygun olarak gerçekleþtirilmemesi halinde ise tecil olunan vergi 6183 sayýlý kanun hükümlerine göre gecikmeli olarak tahsil olunur.
Ýhracatçýlara mal teslim eden imalatçýlara iade edilmesi gereken Katma Deðer Vergisi, ihracat iþleminin tamamlanmasýndan sonra yapýlýr. Ýade veya tecil olunacak vergi miktarý, mükellefin ilgili dönem beyannamesinde yer alan bilgiler mukayese edilmek suretiyle hesaplanýr.
Ýhracatçýlara ihraç kaydýyla mal teslim edebilmek için imalatçý vasýflarýný taþýmak gerekmektedir.
Hazýr mal alýp-satan mükellefler bazý istisnai durumlar dýþýnda ihracatçýlara ihraç kaydýyla mal teslim edemezler...
2.) Ýhraç Kaydýyla Mal Teslim Edenler Tarafýndan Yapýlacak Ýþlemler.....:
Ýmalatçý ihracatçýya teslim ettiði ürünün faturasýný normal bir fatura gibi düzenleyecek, yani mal bedeli + K.D.V. tutarýný faturada gösterecek; ancak K.D.V.’yi tahsil etmeyecek olmasýndan dolayý fatura üzerine;
“3065 Sayýlý K.D.V. Kanunu’nun 11/c maddesi kapsamýnda ihraç kaydýyla teslim edildiðinden, K.D.V. tahsil edilmemiþtir.”
ibaresini yazacaklardýr.
Bu þekilde teslim edilen ürünlere ait faturanýn K.D.V. Tutarý Ýhracatçýdan tahsil edilmeyecektir.
Ýmalatçý malýný teslim ederken faturada gösterdiði ancak tahsil etmediði K.D.V.’yi ilgili dönem K.D.V. Beyannamesinde önce, sanki tahsil edilmiþ gibi hesaplanan K.D.V. içinde gösterecek, daha sonra beyanname ekindeki ihraç kayýtlý teslimlere ait bildirim bölümünü doldurarak, tecil, terkin veya iade edilecek K.D.V. tutarýný hesaplayacaktýr.
3.) Ýhracatçýlarýn Yapacaklarý Ýþlemler.....:
Ýhracatçýlar ihraç kaydýyla K.D.V. ödemeksizin aldýklarý ürünleri, K.D.V. indirimi yapmadan kayýtlarýna alacaklar ve K.D.V. tahsil etmeksizin yurtdýþýna ihraç edeceklerdir.
Ancak, burada önemli bir durum sözkonusudur.
Ýhracatçýlar, K.D.V. ödemeksizin ihraç kaydýyla almýþ olduklarý ürünleri, satýn aldýklarý ayý takip eden aydan itibaren 3 ay içinde ihraç etmek zorundadýrlar.
Örneðin; Ýhracatçý Mayýs/2007 döneminde ihraç kaydýyla K.D.V. ödemeksizin almýþ olduðu ürünleri Aðustos/2007 sonuna kadar ihraç etmek yükümlülüðündedir.
Ýhracatçýlar 3 aylýk süre zarfýnda gerçekleþtirdikleri ihracat ile ilgili olarak; ürünü K.D.V. ödemeksizin satýn aldýklarý imalatçýyý da bilgilendirmek ve bir takým evraklarý imalatçýya göndermek zorundadýrlar.
Bu evraklar genel olarak;
* Ýhracata Ýliþkin Gümrük Beyannamesi (Noter veya YMM Onaylý),
* Ýhracata ait Satýþ Faturasý,
* 99 Seri No’lu K.D.V. Genel Tebliði kapsamýnda hazýrlanacak beyan yazýsý
olacaktýr.
4.) Ýhracatýn 3 Aylýk Süre Ýçinde Gerçekleþtirilememesi....:
Ýhraç kaydýyla teslimlerde kanuni süre 3 aydýr. Ýhracatýn bu 3 aylýk süre içinde yapýlamamasý halinde muhtelif cezai hükümler devreye girecektir.
Bu cezai hükümlere muhatap olacak taraf ise; ürünü K.D.V. ödemeksizin ihraç kaydýyla teslim alan ancak ihracatý 3 aylýk süre zarfýnda yapmayan veya yapamayan ihracatçý DEÐÝL, ürünü K.D.V.’siz olarak teslim eden ve olayýn baþka hiçbir boyutunda yer almayan ÝMALATÇI’dýr. Devlet ihracatýn süresi içinde gerçekleþmemesi halinde ihracatçýyý deðil ÝMALATÇI’yý sorumlu tutmaktadýr ve kaybolan vergiyi ÝMALATÇI’dan cezasýyla birlikte tahsil yoluna gitmektedir.
5.) Ek Süre Talebi.....:
Ýhracatçýlarýn mücbir sebepler veya beklenmedik durumlar nedeniyle ihraç kaydýyla aldýklarý mallarý 3 aylýk süre zarfýnda ihraç edemeyecek olmalarý veya edememeleri halinde yukarýda bahsedilen cezai yaptýrýmlarýn uygulanmamasý için Maliye Bakanlýðý’na baþvurarak EK SÜRE talep etmeleri gerekmektedir.
Ek süre talebi için en geç 3 aylýk sürenin dolduðu tarihten itibaren 15 gün içinde baþvurulmasý gerekmektedir.
3 aylýk sürenin bitmesinden itibaren en geç 15 gün içinde ek süre almak için baþvurulmamasý veya 15 günlük süre geçtikten sonra baþvurulmasý halinde EK SÜRE talebi yerine getirilmeyecek ve ziyaa uðratýlan K.D.V. tutarý cezai yaptýrýmlar uygulanarak ÝMALATÇI’dan tahsil edilecektir.
Görüldüðü gibi bütün cezai yükümlülükler burada hiçbir suçu olmayan ve olayýn bütününde sadece ürünün ihracatçýya teslimi aþamasýnda yer alan ÝMALATÇI üzerindedir.
Dolayýsýyla ÝMALATÇI’lar kendilerini bu durumdan nasýl koruyacaklardýr / sakýnacaklardýr?
* Acaba imalatçý ihraç kaydý ile mal teslim etmemeli midir?
Eðer ihraç kayýtlý satýþlar, toplam satýþlar içinde büyük oranlý bir þekilde yer alýyor ise, bu eski bir deyim ile “pire için yorgan yakmak” olacaktýr.
Ancak ihraç kayýtlý satýþlar çok küçük miktarlý olarak toplam satýþlarýn içinde yer alýyorsa, o zaman ihraç kaydýyla teslim etmemek ve K.D.V. tahsil etmek yoluna gitmek daha uygun olacaktýr. Böylece hem evrak takibinden dolayý zaman tasarrufu saðlanacak, hem de cezai yaptýrýmlardan kurtulunmuþ olunacaktýr.
Ancak ihraç kayýtlý mal teslim edilecekse cezaya muhatap kalmamak için; ihracatçýlardan bir takým güvenceler talep edilmesi uygun olacaktýr.
Örneðin; K.D.V. tutarý veya biraz daha fazlasý olacak þekilde bir teminat mektubu veya K.D.V.’nin nakit olarak tahsil edilerek bloke edilmesi ve ihracattan sonra iade edilmesi, teminat senedi veya çeki alýnmasý gibi koþullar deðerlendirilmelidir.
Ama bunlarýn hepsinden önce mutlaka ihracatçý ile iki tarafýnda yükümlülüklerini belirten bir sözleþme veya protokol yapýlmalý, bu sözleþme veya protokolde yukarýda risk unsuru olarak sayýlan durumlarýn garantileri belirtilmeli ve iki taraf içinde baðlayýcýlýk saðlanmalýdýr.
Böylece, baþtan konuþulacak her detay, sonradan ortaya çýkma olasýlýðý olan her aksi durumu ve riski en aza indirgeyecek ve belki de tamamen ortadan kaldýracaktýr.
6.) Ýmalatçý Tarafýndan Cezalý Olarak Ödenen K.D.V.’nin Ýhracatçýlara Rücu Edilmesi......:
Uygulamada, ihraç kaydýyla mal teslim edenler (imalatçýlar) ile ihracatçýlar, yaptýklarý sözleþmelerde ihraç kaydýyla teslim edilen mallarýn 3 aylýk (ek süre alýnmýþsa bu süre dahil) süre içerisinde ihraç edilmemesi ve tecil edilen K.D.V.’nin gecikme zammý veya tecil faizi ile birlikte imalatçýlar tarafýndan vergi dairesine ödenmesi halinde, ödenen K.D.V. ve buna iliþkin yaptýrýmýn (tecil faizi/gecikme zammý) ihracatçýlara rücu edilebileceðine iliþkin hükümlere yer vermektedirler.
Ýhraç kaydýyla teslim edilen mallarýn 3 aylýk süre içerisinde ihraç edilmemesi halinde, hesaplandýðý halde, tahsil edilmeyen K.D.V. gecikme zammý veya tecil faizi uygulanarak ihraç kaydýyla mal teslim edenlerden istenilmekte (imalatçý) ve tahsil edilmektedir. Dolayýsýyla, bu mükellefler tarafýndan bu þekilde yüklenilen K.D.V. ve ödenen gecikme zammý veya tecil faizi sözleþmeye istinaden ihracatçýlara rücu edilebilmektedir. Ayrýca ihracatýn yapýlmamasý halinde, olay yurt içi satýþ gibi deðerlendirileceðinden, rücu olayýnda ihracatçýdan alýnmayan K.D.V.’nin dikkate alýnmasý gerekir. Ýhracatçýlara K.D.V. indirim hakkýnýn verilmesi bakýmýndan rücu iþleminin fatura ile yapýlmasý gerekir. Rücu nedeniyle düzenlenen faturada, teslime iliþkin ilk faturaya atýfta bulunulmasý, faturada sadece ödenen K.D.V. ve gecikme zammý veya tecil faizine yer verilmesi gerekir. Ödenen tecil faizi veya gecikme zammý aynen yansýtýldýðýndan ve olayda herhangi bir finans hizmeti verilmesi söz konusu olmadýðýndan, bu tecil faizi veya gecikme zammý tutarlarý üzerinden ayrýca K.D.V. hesaplanmamasý gerekir.
Saygýlarýmýzla
YANIT
YEMÝNLÝ MALÝ MÜÞAVÝRLÝK
VE DENETÝM ANONÝM ÞÝRKETÝ
VERGÝ BÖLÜMÜ
|
|
Not: Ýþbu Makale, 09.Haziran.2006 tarihli Dünya Gazetesi'nin Yorum ve Ýnceleme sayfasýnda yayýmlanmýþtýr...
1:) Giriþ:
Bilindiði üzere; Maliye Bakanlýðý, 3065 sayýlý Katma Deðer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesine göre, gerekli görülen hallerde vergi alacaðýnýn emniyet altýna alýnmasýnýn saðlanmasý amacýyla vergiye tabi iþlemlere taraf olanlarý verginin ödenmesinden sorumlu tutmaya yetkili bulunmaktadýr.
Bunun sebebi, yüklendikleri katma deðer vergisi düþük, tahsil ettikleri katma deðer vergisi yüksek olan bazý iþletmelerin ödenecek katma deðer vergisi tutarlarýný çeþitli yollarla - sahte veya muhteviyat itibariyle yanýltýcý belge temin etmek suretiyle - azaltarak hazineyi zarara uðratmalarýdýr.
Dolayýsýyla bu durumun önlenmesi için Maliye Bakanlýðý, yetkisini kullanarak, bazý sektörlerde, mal veya hizmet alýmýný yapan firmanýn KDV tutarýný kýsmen satýcýya, kýsmen de hazineye ödemesini saðlamak suretiyle vergi alacaðýný emniyet altýna almaktadýr.
Maliye Bakanlýðý KDV Kanunu’nun 9’uncu maddesinin kendisine vermiþ olduðu yetkiyi kullanarak 28.02.2004 tarih ve 25387 sayýlý Resmi Gazete’de 91 Seri No’lu KDV Genel Tebliði’ni, ayrýca bu konuyla baðlantýlý olarak 03.07.2005 tarih ve 25864 sayýlý Resmi Gazete’de de 95 Seri No’lu KDV Genel Tebliði’ni yayýmlayarak, tevkifat yapýlacak kuruluþlarý, tevkifat uygulanacak iþlemleri ve tevkifat oranlarýný belirlemiþtir.
Öte yandan 18.11.2005 tarih ve 25997 sayýlý Resmi Gazete’de yayýmlanan 96 Seri No’lu KDV Genel Tebliði’nin “Ýþgücü Hizmetlerinde Tevkifat Uygulamasý” baþlýklý 5.1) bölümünde; “01.12.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere katma deðer vergisi mükelleflerinin alt iþverenlerinden veya bu konuda faaliyette bulunan diðer iþletmelerden temin ettikleri iþgücü hizmetine ait katma deðer vergilerinin %90’ýnýn tevkifata tabi tutulmasý ve bunlar tarafýndan sorumlu sýfatýyla beyan edilmesi” uygun görülmüþtür.
Bahsekonu tebliðin yayýmlanmasýndan sonra uygulamada bir takým sýkýntýlar doðmuþ ve bu sýkýntýlarýn giderilmesi amacýyla da 31.12.2005 tarih ve 26040 mükerrer 4 sayýlý Resmi Gazete’de 97 Seri No’lu KDV Genel Tebliði yayýmlanmýþtýr.
2:) Tevkifat Uygulamasýnýn Kapsamý :
97 Seri No’lu Tebliðin 2’nci bölümünde uygulamaya iliþkin örnekler verilerek 96 Seri No’lu tebliðin eksiklikleri giderilmeye çalýþýlmýþ olmakla beraber, bu örneklerin uygulamadaki bazý problemlere çözüm getirmediði de görüþümüze göre aþikardýr.
Dolayýsýyla uygulamada, problemine teblið hükümlerinden çözüm bulamayan bazý mükelleflerin mukteza yoluna gittikleri görülmüþtür.
97 Seri No’lu Tebliðin 2.2:) bölümünde; sözü edilen düzenlemenin eleman temini þeklindeki hizmetleri kapsadýðý, eleman temini dýþýndaki hizmet ifalarýnýn, tevkifat uygulamasý kapsamýnda deðerlendirilemeyeceði, ancak diðer genel tebliðlere göre tevkifat kapsamýna alýnmýþ olan hizmet ifalarýnda tevkifat uygulanacaðý açýklanmýþtýr.
Buna göre;
96 ve 97 Seri No’lu KDV Genel Tebliðleri’nde düzenlenen iþgücü temin hizmeti, alt iþverenlerden temin edilen elemanlarýn hizmet verilen (hizmeti alan) iþletmenin bilfiil sevk ve idaresi altýnda çalýþtýrýlmasý halinde tevkifat kapsamýna girecektir.
Görüldüðü gibi KDV tevkifatýnýn yapýlýp yapýlmayacaðýnýn tespitinde;
* Hizmeti yapan elemanlarýn, hizmeti alan iþletmenin bilfiil sevk ve idaresi altýnda çalýþýp çalýþmadýklarý,
veya,
* verilen hizmetin, hizmet taahhüdü olup olmadýðý,
konusu karþýmýza çýkmaktadýr.
Bunun ayrýmýnýn yapýlmasý oldukça güçtür ve bu güçlük uygulamadaki sorunlarýn da kaynaðýdýr.
Bu konunun çözümü için kullanýlabilecek anahtar, taraflar arasýnda imzalanan sözleþmedir. Bahsekonu sözleþmenin hükümleri sorunu çözebilecektir.
Örneðin; imzalanan “Temizlik Ýþleri Mukavelesi”nde fabrika, idari bina, iþçi soyunma yerleri, tuvaletler, misafirhane ve diðer genel hizmet yerlerinin temizliðinin yapýlmasýnýn taahhüt edilmesi durumunda, temizlik firmasý tarafýndan verilen temizlik hizmetinin iþgücü temini deðil, hizmet taahhüdü olarak deðerlendirilmesi ve KDV tevkifatýnýn yapýlmamasý gerekir.
Bu konuda;
T.C. Gelir Ýdaresi Baþkanlýðý – Ýstanbul Vergi Dairesi Baþkanlýðý – Mükellef Hizmetleri Katma Deðer Vergisi Grup Müdürlüðü’nce verilen 17.02.2006 tarih ve KDV.MUK.B.07.1.GÝB.4.34.17.01.09.25-30915/1135 sayýlý mukteza da yukarýdaki görüþümüze paraleldir.
3:) Sonuç:
Bu yazýmýzda, 96 ve 97 Seri No’lu KDV Genel Tebliðleri ile vergi alacaðýnýn emniyet altýna alýnmasý için Maliye Bakanlýðý tarafýndan iþgücü teminlerine getirilen KDV tevkifatý uygulamasý hakkýnda açýklamalarda bulunulmaya çalýþýlmýþ olup, Katma Deðer Vergisinin tevkifata tabi olup olmamasýna iliþkin sorunlarýn çözümünde taraflar arasýnda imzalanan sözleþmenin kapsamý ve uygulamasý anahtar olarak karþýmýza çýkmaktadýr.
Saygýlarýmla
YANIT
YEMÝNLÝ MALÝ MÜÞAVÝRLÝK
VE DENETÝM ANONÝM ÞÝRKETÝ
HAKAN TOSUN
|
|
1:) GÝRÝÞ:
01.Ocak.1994 tarihinden itibaren yürürlüðe giren “Özel Gider Ýndirimi” nden (vergi iadesinden) ücretliler eðitim, saðlýk, gýda, giyim ve kira harcamalarýnýn 1/3’ünü veya yýllýk vergi matrahlarýnýn % 35’ini aþmamak þartýyla vergi matrahlarýndan indirebilmekteydiler. Bu yolla, çalýþan ücretlilerden kesilen Gelir Vergisi azalmakta ve bu vergi kadar ücretlerde net artýþ saðlanmaktaydý.
Ücretlilerde özel gider indirimi uygulamasý, bilindiði gibi Gelir Vergisi Kanunu’nun 63/5. maddesinde hükme baðlanmýþ fakat uygulama esaslarý Genel Tebliðler þeklinde Maliye Bakanlýðýnca düzenlenmekte olup, bu konuda bugüne kadar; 176, 178, 182. 218 ve 255 seri nolu Genel Tebliðler yayýmlanmýþtýr.
Ancak;
4842 Sayýlý Kanun’un 15. maddesi ile yukarýdaki uygulama farklý esaslara bürünmüþtür.
Uygulamanýn adý “Ücretlerde Vergi Ýndirimi” olarak belirlenmiþ ve Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesine alýnarak yeniden düzenlenmiþtir.
Uygulama esaslarý genel olarak eskisinden farklý deðildir. Sadece vergi iadesinin biraz karmaþýk olan hesaplama þekli basitleþtirilerek deðiþtirilmiþtir.
Mal ve Hizmet alýmlarý karþýlýðýnda verilen perakende satýþ fiþleri ile yazar kasa fiþlerinin limiti 2006 yýlý için 520,00 YTL’dir. Bu nedenle yýllýk vergi iadesine konu olan harcamalar karþýlýðýnda verilen perakende satýþ fiþi ile yazar kasa fiþlerinin 520,00 YTL’ný geçmemesi gerekir. Tutarý 520,00 YTL’ný geçen harcamalar için alýnan perakende satýþ fiþleri ile yazar kasa fiþleri, yýllýk vergi iadesi kapsamýna girmemektedir.
Yýllýk Vergi Ýadesine konu olan harcamalar yeni uygulamada da beþ ayrý grupta toplanmýþ olup, bunlar mükellefin kendisi, eþi ve çocuklarý ile ilgili;
* Eðitim
* Saðlýk
* Gýda
* Giyim
* Ýkamet edilen konuta ait kira
giderleridir.
Yeni uygulamada
Yukarýdaki harcama kalemlerinin yýllýk toplam tutarýnýn;
3.600 Yeni Türk Liraya kadar % 8’i,
7.200 Yeni Türk Liranýn 3.600 Yeni Türk Lirasý için % 8’i, aþan kýsmý için % 6’sý,
7.200 Yeni Türk Liradan fazlasýnýn, 7.200 Yeni Türk Lirasý için % 7’si, aþan kýsmý için % 4’ü,
ücretlinin ertesi yýlda ödeyeceði gelir vergisinden mahsup edilir veya iþverenler aracýlýðý ile kendisine nakden iade edilir.
Ancak;
Harcamalarýn Türkiye’de yapýlmasý, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanlardan alýnan belgelerle tevsik edilmesi ve bu belgelerin iþverene verilmesi þarttýr.
Hak kazanýlan vergi indirimi tutarýnýn hesaplanmasýnda dikkate alýnan harcama tutarý, ücretlinin yýllýk vergi matrahýnýn toplamýný geçemez. Dolayýsýyla, bir ücretlinin alabileceði maksimum vergi iadesi tutarý için en fazla yýllýk vergi matrahý tutarý kadar belge getirmesi gereklidir.
2:) VERGÝ ÝADESÝNÝN HESAPLANMASI:
2.1:) Genel Açýklamalar:
a:) Ýlk olarak ücretlinin yýl içinde almýþ olduðu aylýk ücretlerinin Gelir Vergisi Matrahlarý toplanarak, yýllýk toplam Gelir Vergisi Matrahý bulunur. (01.01.2006 - 31.12.2006)
b:) Ücretlinin yýl içinde almýþ olduðu ücretlerinden kesilen Gelir Vergileri toplanýr. (01.01.2006 - 31.12.2006)
c:) Ücretlinin getirmiþ olduðu harcama belgelerinden eðitim, saðlýk, gýda, giyim ve kira giderleri gibi geçerli olanlarýn toplam tutarý tespit edilir. Geçerli olan Harcama Belgeleri tutarýnýn yýllýk gelir vergisi matrahýný aþýp, aþmadýðý kontrol edilir.
d:) (a) veya (c)’den tutar olarak küçük olaný tespit edilir.
e:) (e)’de bulunan tutarýn aþaðýdaki tarife dikkate alýnarak iade veya mahsup edilecek tutar hesaplanýr.
Vergi Ýndirimi Ýçin Uygulanacak Tarife
|
3.600,00 Yeni Türk Lirasýna kadar..........................................
|
|
|
7.200,00 YTL.'nin 3.600,00 YTL için 288,00YTL., fazlasý.....................
|
|
|
7.200 YTL.'den fazlasýnýn 7.200,00 YTL. için 504,00 YTL., fazlasý...........
|
|
f:) Bulunan vergi iadesi tutarý, ücretin ait olduðu aya ve niteliðine bakýlmaksýzýn Þubat ayý içerisinde ödenecek ücretlerden kesilecek gelir vergisinden mahsup edilecektir. Yani 2007/Mart ayýnda vergi dairesine verilecek muhtasar beyanname üzerinden mahsubu yapýlmýþ olacaktýr. Mahsup edilecek iade tutarý o ayda kesilen gelir vergisinden fazla olamayacaktýr. Mahsup edilecek vergi iadesinin o ayda kesilen gelir vergisinden fazla olmasý halinde ise aþan kýsým, izleyen aylarda ödenen ücretlerden tevkif edilen gelir vergisinden mahsup edilecektir. Hesaplanan vergi iadesi tutarý, ücretliye iade edilirken Damga Vergisi kesintisi yapýlýr ve kesilen bu vergi muhtasar beyanname ile beyan edilerek ödenir.
2.2:) Örnek Uygulama:
Ücretli A’nýn 2006 takvim yýlýnda elde ettiði ücretlerinin vergi matrahý 7.500,00 YTL’dir. Bu ücretler üzerinden kesilen gelir vergisi de 1.125,00 YTL. olmaktadýr. Ücretlinin 01.01.2006 - 31.12.2006 tarihleri arasýnda yaptýðý vergi iadesine konu olan harcamalar tutarý ise 7.000,00 YTL’dir.
a:) Ücretli A’nýn 01.01.2006 - 31.12.2006 dönemi
Vergi Matrahý Toplamý .................................................: 7.500,00 YTL.
b:) Ücretliden 2006 yýlý içinde kesilen Gelir Vergisi .....................: 1.125,00 YTL.
c:) 2006 yýlýnda Özel Gider Ýnd. konu olan harcamalar tutarý.........: 7.000,00 YTL.
d:) (a) veya (c)’deki tutarýn küçük olan..................................: 7.000,00 YTL.
e:) (d)’de bulunan tutarýn tarifeye göre hesaplanan vergisi..........: 492,00 YTL.
3.600,00 YTL x % 8 = 288,00 YTL.
3.400,00 YTL x % 6 = 204,00 YTL.
7.000,00 YTL. 492,00 YTL.
f:) Ýade Edilecek Vergi.....................................................: 492,00 YTL.
3:) SONUÇ:
Yýllýk Vergi iadesinin vergi matrahýndan indirilebilmesi için bu giderlerin Türkiye’de yapýlmasý, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden alýnacak fatura, serbest meslek makbuzu, perakende satýþ fiþi ve yazar kasa fiþi ile belgelendirilmesi gerekir.
Ücretliler 01.Ocak - 31.Aralýk 2006 tarihleri arasýnda kendileri, eþi ve çocuklarýnýn yapmýþ olduklarý eðitim, saðlýk, gýda, giyim ve kira harcamalarýna iliþkin belgeleri 20.Ocak.2007 tarihine kadar “Vergi Ýndirimine Ait Bildirim” ile çalýþtýklarý iþverene vereceklerdir.
Ücretliler tarafýndan “Vergi Ýndirimine Ait Bildirim” doldurulurken harcama belgeleri eðitim, giyim, saðlýk, gýda ve kira giderleri olarak gruplanacaktýr. Ayný harcama belgesinde indirime konu olan birden fazla harcama çeþidinin olmasý halinde, bu belge tutar olarak yüksek olan harcama çeþidi kapsamýnda deðerlendirilecektir.
Ýþverenler ücretlilerden aldýklarý bildirim ve belgeleri kontrol ederek bir bordro hazýrlayacaklardýr.
Vergi farklarý tahakkuk ve ödemesi 01.Þubat.2007’den itibaren yapýlan ücretlerden kesilecek olan vergiden indirilecek ve indirilen kýsým kadar ücretlinin o ayki net ücretinde artýþ saðlanmýþ olacaktýr. Bu farkýn iadesi her ay itibariyle sýfýrlanýncaya kadar devam edecektir.
Uygulama ile ilgili olarak Maliye Bakanlýðý tarafýndan 255 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tabliði yayýmlanmýþtýr.
Ücretlerde Özel Gider Ýndirimi müessesesi 2006 yýlýnda son kez uygulanacak ve 2007 yýlýndan itibaren Asgari Geçim Ýndirimi uygulamasýna geçilecektir.
Saygýlarýmýzla
YANIT
YEMÝNLÝ MALÝ MÜÞAVÝRLÝK
VE DENETÝM ANONÝM ÞÝRKETÝ
HAKAN TOSUN
|
|
|